KOYUN IRKLARI VE KOYUN TİPLERİ

8 Şubat 2012, Çarşamba, 1:16 | Koyun ve Keçi Yetistiriciligi | 5.894 views | 0 yorum
Koyun ırkları ve koyun tipleri 7.1. Yapağı tipi koyun ırkları (Merinoslar) 7.1.1. Çuha yapağısı veren merinoslar 7.1.1.1. Elektoral 7.1.1.2. Negre 7.1.2. Tarak yapağısı veren Merinostur 7.1.2.1. Rambouıllet 7.1.2.2. Yapağı-et Merinosları 7.1.2.3. Würtemberg Koyunu 7.1.2.4. Corriedale 7.1.2.5. Columbia 7.1.2.6. Targhee 7.2. Et tipi koyun ırkları 7.2.1. Britanya etçi koyunlar 7.2.1.1. Kısa yapağılı ve siyah başlı Britanya […]

Koyun ırkları ve koyun tipleri
7.1. Yapağı tipi koyun ırkları (Merinoslar)
7.1.1. Çuha yapağısı veren merinoslar
7.1.1.1. Elektoral
7.1.1.2. Negre
7.1.2. Tarak yapağısı veren Merinostur
7.1.2.1. Rambouıllet
7.1.2.2. Yapağı-et Merinosları
7.1.2.3. Würtemberg Koyunu
7.1.2.4. Corriedale
7.1.2.5. Columbia
7.1.2.6. Targhee
7.2. Et tipi koyun ırkları
7.2.1. Britanya etçi koyunlar
7.2.1.1. Kısa yapağılı ve siyah başlı Britanya koyunlar
7.2.1.1.1. Southdown
7.2.1.1.2. Hampshire
7.2.1.1.3. Shrophire
7.2.1.1.4. Suffolk
7.2.1.1.5. Oxford
7.2.1.1.6. Dorset
7.2.1.2. Uzun yapağılı ve beyaz başlı Britanya Etçi koyunları
7.2.1.2.1. Leicester
7.2.1.2.2 Border Leicester
7.2.1.2.3. Lincoln
7.2.1.2.4. Cotswold
7.2.1.2.5. Romney Marş (Kent)
7.2.1.3. Britanya Dağ Koyunları
7.2.1.3.1. Cheviot
7.2.2. Diğer et koyunları
7.2.2.1. Texel
7.2.2.2. Siyah Başlı Alman Et Koyunu
7.2.2.3. Beyaz Başlı Alınan Et Koyunu
7.2.2.4. Ile de France
7.2.2.5. Charollais
7.2.2.6. Mavi Başlı Et Koyunu
7.3. Süt tipi koyun ırkları
7.3.1. Doğu Friz
7.3.2. Romanov
7.3.3. Langhe
7.3.4. Lacaune
7.3.5. Larzac
7.3.6. İvesi
7.3.7. Sakız
7.3.8. Skopelos
7.3.9. Midilli
7.3.10. İmroz
7.4. Kürk koyunları
7.4.1. Karagül
7.5. Kombine verimli yerli koyunlar
7.5.1. Yabancı ülkelerde yetiştirilen kombine verim yönlü yerli koyunlar
7.5.2. Kombine verim yönlü Türkiye yerli koyunları
7.5.2.1. Yağlı kuyruklu yerli koyunlar
7.5.2.1.1. Karaman
7.5.2.1.2. Akkaraman
7.5.2.1.3. Morkaraman
7.5.2.1.4. Güney Karamanı
7.5.2.1.5. Dağlıç
7.5.2.1.6. İvesi
7.5.2.1.7. Herik (Yöresel yağlı kuyruklu koyun ırkları)
7.5.2.1.8. Tuj (Yöresel yağlı kuyruklu koyun ırkları)
7.5.2.1.9. Hemşin (Yöresel yağlı kuyruklu koyun ırkları)
7.5.2.1.10. Ödemiş (Yöresel yağlı kuyruklu koyun ırkları)
7.5.2.2. Yağsız ince uzun kuyruklu yerli koyunlar
7.5.2.2.1. Kıvırcık
7.5.2.2.2. Karayaka
7.6. Türkiye melez yeni koyun tipleri
7.6.1. Yapağı verim yönü tipler (Merinos tipleri)
7.6.1.1. Karacabey Merinosu
7.6.1.2. Malya Koyunu
7.6.1.3. Anadolu Merinosu
7.6.1.4. Konya Merinosu (Orta Anadolu Merinosu)
7.6.2. Et-yapağı verim yönlü tipler
7.6.2.1. Ramlıç (Çifteler)
7.6.2.2. Menemen koyunu
7.6.3. Süt ve döl verim yönlü tipler
7.6.3.1. Tahirova koyunu
7.6.3.2. Sönmez koyunu
7.6.3.3. Acıpayam koyunu
7.6.3.4. Türkgeldi koyunu
7.6.3.5. Asaf koyunu

7.1. Yapağı tipi koyun ırkları (Merinoslar)
[Konu Başlığı] [Sonraki Konu]

İnce, bir örnek ve yumuşak hakiki yapağı veren koyun ırkları SOZ konusu olduğunda akla gelen ve tüm dünyaca tanınan koyun Merinostur. Merinos. herşeyden önce, ince yapağılı koyun ırklarının temsilcisi olarak tanınır. Otel adları olası ve dünyanın çeşitli bölgelerinde yetiştirilen birçok ince yapağılı koyun ırkı. esaslı bir ayırım yapılmadığı takdirde hepsi merinos diye adlandırılır. Bu durum. biraz da merinosun çok yaygın olması, yeni koyun ırklarının meydana getirilişinde rol oynaması ve onlara kan vermiş bulunmasından ileri gelmektedir. Eski bir tarihi olan merinos koyunu. hem kendisi bir çok dönemler geçirmiş ve hem de her yeni koyun ırkının meydana getirilişinde uzak yakın bir rol oynamıştır. Dünya koyunculuğunun geliştirilmesinde merinos kadar geniş ölçüde katkıda bulunmuş başka bir ırk daha gösterilemez. Merinos, ince birörnek yapağı veren, sürü halinde yetiştirilme içgüdüsüne sahip ve çobana tüm sürüyü gözetme olanağını veren değerli bir ırktır.

Merinos geçmiş yıllarda. her dönemin gelenek ve isteklerine uyarak farklı tipler göstermiş ve çalışmalara verilen yönlere göre bu tiplerde sürekli değişiklikler görülmüştür. Ayrıca çeşitli ülkelerde meydana getirilen merinos tipleri arasında da az çok farklar görülmüştür. Bu bakımdan. yapa tipi koyun ırkları ya da kısaca merinos diye adlandırılan grup içinde çeşitli koyun ırkları toplanmış bulunmaktadır. Her ülke geçmiş yıllarda yetiştirdiği merinosa kendi adını vermeyi ihmal etmemiştir.

Merinos koyunlarının tarihi çok eskidir. Her ne kadar merinos İspanya’da meydana getirilmiş ise de. Batı Anadolu’da Frikya’da milattan 800 yıl önce yetiştirilen ince iyi kalite yün veren koyunlarla İspanya Merinosunun ilişkileri olduğu tarihçiler tarafından kabul edilmektedir. 0 devirde Millet şehrinin yünlü kumaş dokumacılığı ile meşhur olduğu tarihi belgelerden anlaşılmaktadır. Daha sonraki devirlerde bu ince yünlü koyunlar. Batı Anadolu’dan Yunanistan’a. İtalya’ya ve diğer Akdeniz memleketlerine götürülmüş ve özellikle İtalya’da çeşitli tipler halinde yetiştirilmiştir. Roma imparatorluğu devrinde bu koyunlar fethedilen birçok ülkelere ve bu arada İspanya’ya götürülmüştür. Roma imparatorluğunun çöküşü ile beraber koyunculuk çalışmaları da durmuş ve ancak İspanya’ya götürülen koyunlar soylarını devam ettirerek bunlardan merinos koyunu meydana gelmiştir.

Merinos koyunun İspanya’da meydana getirilme uzun yıllar yapılan çalışmalar sonucu gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmalarda Arapların da büyük payı vardır, Araplar. İspanya’da çok değerli yün kumaşlar dokunmasını önemle ele almışlar ve bunun için koyun yetiştiriciliğini dikkatle geliştirmişlerdir. Yalnız Seville şehrinde 13’üncü yüzyılda binlerce dokuma tezgahının varlığı kaydedilmektedir.

İspanya’da geliştirilen merinoslar arasında kimi farklı tipler dikkati çekmekte idi. Hatta bu ülkeden alınıp başka yerlere götürülen koyunlarda da bu farklılıklar görülmüş ve devam etmiştir. Örneğin Eskurial, Infantado ve Negretti tiplerinde yünün inceliği uzunluğu kemik yapısı ve canlı ağırlık bakımından önemli farklılıklar vardır.

İspanya’da yetiştirilen merinosların yetiştiriciye sağladığı büyük kazanç, dikkatleri bu koyun üzerine çekti ve böylece merinosun başka ülkelere yayılmaması, yarışmanın ortaya çıkmaması ve İspanya’nın tekelinde kalması için önlemler alındı. İspanya hükümeti merinos koyunu satışını yasakladı ve bu durum 18’inci yüzyılın yarısına kadar sürdü. Bu tarihten sonra ve başlangıçta krallara hediye vermek suretiyle, merinos koyunu çeşitli Avrupa ülkelerine yayıldı. İlk olarak İngiltere’ye verildi. Bunun arkasından Hollanda, Fransa ve diğer Avrupa memleketlerine merinos koyunu götürüldü. Ancak her götürüldüğü yerde merinos koyunundan olumlu sonuç alınamadı. Çünkü, herşeyden önce adaptasyon söz konusudur. Bilindiği gibi, merinos yapağısının arzulanan kalitede olabilmesi için, yazları nispeten sıcak ve kurak, kışları soğukça, yani yaz ve kış ısı derecesi arasında belirgin farklar bulunan, besleyici, kuvvetli ortakları olan bölgelerde yetiştirilmesi gerekir. Nehir ve deniz kenarı ağır, rutubetli, yağışlı ve sulak yerlerle yüksek dağlık bölgeler yapağı kalitesi bakımından uygun bir ortam sayılmamaktadır.

İspanya’daki merinosların değişik tipler göstermesi ve götürüldükleri ülkelerin koşullarının da farklı olması Avrupa ülkelerinde yeni ve birbirinden farklı merinos tiplerinin meydana gelmesine neden oldu. Ayrıca çeşitli memleketlerdeki yerli koyunların merinoslar ile ıslah edilmesi için yapılan çalışmalarda yeni tiplerin meydana gelmesine neden oldu. Bugün bile merinosa dayanarak meydana getirilen koyun tipleri hergün az yada çok bir değişme göstermektedir.

Merinosun beşiği ve geliştiği yer olan İspanya’da bugün koyun yetiştiriciliğinde önemli yön değiştirmeleri göze çarpmaktadır. Ucuz yapağı üreten ülkelerin dünya piyasasına egemen olmaları yüzünden Avrupa’da. özellikle kuzey ve orta Avrupa’da merinos yetiştiriciliği önemli derecede gerilemiştir. İspanya’da merinosların sayısı her geçen gün biraz daha azalmaktadır.

7.1.1. Çuha yapağısı veren merinoslar
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Çuha yapağısı çok ince ve yüksek kıvrımlıdır. Bu tip yapağıda bir santimetre uzunluğa düşen kıvrım sayısı çok olduğundan. gerçek uzunluk ile lüle Uzunluğu arasındaki fark fazla ve yapağı kısa görünüştedir. Çok ince yukarıda belirtilen özellikte yapağı veren koyunlara “Çuha yapağısı Merinos’u” adı verilmektedir. Çok kısa olan bu yapağı daha çok çuha tipi dokumalara uygun düşer. Çuha yapağısı veren koyunların başında Elektoral ve Negretti gelir.

7.1.1.1. Elektoral
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

İspanya’da yetiştirilen merinos koyunlarının hemen hepsi Elektoral tipte idi. Almanya’da 18’inci yüzyıl sonlarına doğru İspanya’dan getirilen koyunlardan bu tip sürüler meydana getirilmiştir. Bu hayvanlar küçük yapıtı, ortalama 25 kg canlı ağırlığında ve zayıf konstitüsyonlu idiler. Elektoral yapağısı çok ince, lüleli ve kıvrımlı olmakla birlikte kırkım ağırlığı 1.5-2 kg. kadardı. Çünkü karın, baş ve bacaklarda yapağı yoktu. O tarihlerde Avrupa sosyetesinin arzuladığı çuha kumaşları bu tip yapağıdan dokunmakta olduğundan. çuha yapağısı iyi fiyat etmekteydi. Ancak çok ince yapağı veren bu hayvanlar küçük vücuttu, dar göğüslü, nispeten yüksek ayaklı olup et verimleri çok az, sütleri ise yavrularını bile beslemeyecek kadar düşük düzeydedir. Bu koyunlarda ölüm oranıda oldukça yüksektir. Değerli sayılan yapağının kalitesi için vücut yapısı ve et verimi dikkate alınmıyordu. Ancak zamanla hem zevkler ve hem de gereksinmeler değişti ve böylece sadece ince yün için koyun yetiştirmenin et veriminden ve vücut yapısından feragat etmenin kar sağlamayacağı anlaşıldı ve Elektoral tipi terkedildi.

7.1.1.2. Negre
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Elektoral koyunlarında görülen sakınca ve noksanlıkları gidermek ve gelişen yeni koşulları karşılamak için Negretti tipi koyunlar yetiştirilmeye başlandı. Elektroral’a oranla daha iri olan Negretti koyunu, nispeten kalın kemikli, kısa ayaklı, geniş sırtlı, geniş başlı ve fazla deri kıvrımlı olup yapağı ve hem de et verimi fazladır. Bu hayvanlarda karın, ayaklar ve baş tamamen yapağı ile örtülüdür. Ancak buna karşılık yapağıda bir örnekler kaybolmuştur. Avusturya İmparatorluğunda ve kısmen Almanya’da çok yapağı veren tipte merinoslar tercih edildiğinden, yukarıda tanımlanan edilen şekilde, bol yünü ile tanınan İspanya kökenli Negretti koyunları getirilerek yetiştirme yapıldı. Çok yapağı, fazla deri yüzeyinde meydana geleceğinden Negretti tipi merinos yetiştirmesinde boyunda ve bütün vücutta kıvrımların artması yönünde seleksiyona devam edildi. Böylece çok deri kıvrımlı ve bol yün verimli Negretti koyun tipi her tarafta şöhret yapmış oldu. Negretti koyunlarında kırkım ağırlığı 4.5 kg kadardı. Fazla deri kıvrımı, bol yağlıtı ve yüksek kırkım ağırlığı kemik gelişimini önlemekte ve yemden yararlanma yeteneğini azaltmaktadır. Özellikle alınan yetiştiricileri bu sakıncaları önlemek için bir taraftan derisi az, kıvrımlı başka bir tip “Yeni Negrettı” tipi elde etmeye çalışmışlar, diğer taraftan da Elektral ile Negretti’yi çiftleştirerek Elektoral Negretti denilen tipte koyuna sahip olmaya gayret etmişlerdir.

Görülüyor ki çuha yünü veren her iki tip koyun. başlangıçta uygun ve günün gereksinmelerine yanıt veren tip gibi gözükmekte ancak zamanla meydana çıkan noksanlıklar nedeniyle daha başka tip koyunlara sahip olmak gerektiği anlaşılmaktadır. Merinos yetiştirilmesinin tarihinde birinci dönemi oluşturan çuha tipi merinostan sonra, ikinci dönem yani tarak yünü veren merinoslar dönemi başlamıştır.

7.1.2. Tarak yapağısı veren Merinostur
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Çok ince ve kısa lüleli çuha tipi yapağı veren merinoslar terkedilmeye başlayınca, uzun lüleli ve biraz daha kalınca, fakat rahatça taranıp iplik yapılabilen “Tarak Yapağısı” tipine doğru yetiştirmeler başladı. Bu tip koyunlara geçilmeden önce, bir zamanlar kumaş yapağısı koyunları denilen tipler üzerinde durulmuştur. Çuha yapağısı ile tarak yağısı tipi arasında bir durum gösteren kumaş yapağısı tipi koyunların verdiği yünler hem çuha ve benzeri işlerde ve hem de uzunluğu nedeniyle tarak yapağısı işlerine uygun geliyordu. Bugün ne böyle bir koyun tipi ve ne de endüstride kullanılan yapağı tipi vardır ancak ve tarak yapağısı veren koyunlar vardır.

Tarak yapağısı koyunları genelde uzun lüleli, taranabilen ve düz iplik yapılmaya uygun bir yapağı verirler ve bunlara genel olarak Tarak Yapağısı Merinos’ları denir. Bu tipler kumaş dokumaya uygun yapağı vermekle birlikte, oldukça fazla olan canlı ağırlıkları ve doğurdukları iri kuzu nedeniyle, nispeten tatminkar et verimine de sahiptirler. Çeşitli ülkelerde az çok birbirine benzeyen ve çok kere başka adlarla anılan tarak yapağısı tipi koyunlar yetiştirilmiştir ve bugün dahi aynı yol üzerinde ve ayni düşüncelerle çalışmalar yürütülmektedir.

Tarak yapağısı koyunlarının elde edilmesinde, bir taraftan çuha tipi koyunlara daha iri olan Rambouillet gibi koyunlardan kan katmak, diğer taraftan eldeki merinosları düşünülen böyle bir yönde devamlı seçmek yollarından hareket edilmiştir.

Tarak yapağısı, az kıvrımlı. çuha yapağısına oranla daha uzun, dayanıklı ve esnekliği de iyi olan yapağıdır. Sağlam kıllardan meydana gelen bu tip yapağı. hem kolay taranır, kıllar birbirine paralel hale getirilir ve hem de tarama sırasında az zayiat verir, Bu koyunların baş, karın altı ve ayaklarında fazla yapağı yoktur. Sortimanı 58’S etrafındadır. Çeşitli ülkelerde yetiştirilen tarak yapağısı koyunlarını sıra ile gözden geçirelim:

7.1.2.1. Rambouıllet
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

İspanya’dan Fransa’ya getirilen merinos koyunları kuvvetli topraklar üzerinde iyi bir yetiştirmeye ve iri vücut yapısına doğru devamlı bir seçmeye tabi tutuldu. Özellikle Paris yakınında Rambouıllet Devlet Çiftliği’ind yapılan düzenli bir yetiştirme ile zamanla oldukça iri yeni bir merinos tipi ortaya çıktı. Bu yeni koyun tipine çiftliğin adına uyarak “Rambouıllet” koyunu denildi. Fransa’da bir taraftan koyun elinin çok sevilmesi, diğer taraftan da dokuma endüstrisinin uzun tarak yapağı istememesi, kısa zamanda Rambouıllet tipinin tutulmasını ve tanınmasını sağladı.

Rambouıllet, daha önce yetiştirilen Elektoral ve Negretti’den daha iri ve ağır vücutlu, yüksek yapılı, uzun ve geniş vücutludur. Baş büyuk ve kısa olup, yapağı ile örtülüdür. Boyunda deri kıvrımları vardır. Kulaklar kısa ve ince yapılıdır. Ayaklar kısa ve kuvvetlidir. Koyunlar boynuzsuz, koçlar büyük kıvrımlı boynuzludur. Canlı ağırlık, koyunlarda 50-60 kg koçlarda 70-80 kg olup yapağı kırkım ağırlığı, koyunlarda 3-4 kg koçlarda 4-5 kg’dır. Rambouıllet yetiştirmesinde birbirinden az çok farklı iki tip üzerinde durulmuştur. Birinci tip, ince ve kısa yapağı veren ve İspanya’nın Negretti’sine benzer bir görünüştedir. Bu tipte deri kıvrımlı, lüleler oldukça kapalı, karın ve ayaklar yünlü örtülü olup “Merinos Plisse” adını taşırlar. Yapağı sortimanı 56’S (A-AA) arasındadır. İkinci tip. ‘Merinos Non Plisse” yada Merino Prekos” (Erken Gelişen Merinos) adı ile anılmakta ve bu tipte yapağının ince olmasındarı çok kırkım ağırlığı üzerinde durulmakta ve seleksiyon bu yönde yapılmaktadır. Az kıvrımlı, uzun ve açık lüleli yapağı bu tipin en önemli özelliğidir. Bu tipte deri kıvrımı bulunmadığı gibi, baş, karın ve ayaklarda yapağı örtüsü azalmıştır. Bu tipin elde edilmesinde Britanya etçi koyunlarından Dişley kullanılmıştır. Böylece erken gelişen bir merinos tipi elde edilmiş bulunmaktadır. İngiliz etçilerinden kan katılarak meydana getirilen bu yeni merinos tipinde de biri orta, diğeri büyük olmak üzere iki ayrı tip geliştirilmiştir. Merinos Prekos bugün fazla yapağı ve fazla et veren bir koyun olarak tanınmıştır. Vücut ağırlığı Rambouıllet’den fazla farklı değildir. Almanya’da ince yapağılı merinos yetiştirmesi yaygın durumda iken, Merinos Prekos’lar buraya getirildi, nispeten kaba ve uzun yapağılı olan bu koyunlar önceleri yadırgandı, yetiştiriciler tarafından tutulmadı. Ancak daha sonraları ekonomik etmenlerinin zorlaması ile bu tip yavaş yavaş yayılmaya başladı. Son yıllarda tüm tarak yapağı merinoslarına yapağı et merinosu adı verilmekte ve bu tipe tam uymayanlar da bu tipe çevrilmektedir.

Rambouıllet koyunları Fransa’da geliştirilip bir örnek bir ırk haline getirildikten sonra Almanya’dan başka birçok Avrupa ülkelerine ve deniz aşırı ülkelere götürülmüş. hem saf yetiştirilmiş, hemde yerli koyun ırklarının ince yapağı yönünde ıslah edilmesi için melezlemede kullanılmıştır.

7.1.2.2. Yapağı-et Merinosları
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Merinoslarla Beyaz Başlı Britanya etçi koyunları arasında yapılan melezlemelerle yapağı-et tipi koyunlar meydana getirilmiştir. Yapağı-et merinosları eski merinoslara oranla daha iri, etli ve dolgun yapıda olup göğüs genişliği ve derinliği daha çok artmış ve besi kabiliyetleri ilerlemiştir. Bu tipte et verimin gelişmesine karşılık yapağı biraz kabalaşmıştır. Genel olarak yapağı sortimanları 56’S – 60’S (B-A) etrafındadır.

Yapağı-et tipi merinos yetiştirmesine Avrupa’nın birçok bölgesinde hızla devam edilmiş temelde birbirine benzeyen fakat aralarında ufak tefek farklar bulunan koyun ırkları meydana getirilmiştir. Hatta kimi kaynakçada yapağı-et merinoslarının iki tip gösterdiği kaydedilmektedir. Birinci tip daha iri yapılı, geniş sırtlı ve dolgun olup yapağıları nispeten kabadır. İkinci tip daha ince yapılı olup yapağıları nispeten kabadır. İkinci tip daha ince yapılı olup yapağıları daha incedir ve tarak yapağısı tipine daha fazla yakınlık gösterir. Görülüryorki et verimine, besi kabiliyetine ve erken gelişmeye önem verilen tipte yapağı kalitesinde kısmen fedakarlık edilmekte öte yandan yapağı kalitesine önem verilen durumlarda ise et verimi ve yapı nispeten ihmale uğramaktadır.

Fransa’da yapağı-et tipi merinos yetiştirmesinde Britanya Dişley et koyunları ve diğer beyaz başlı et koyunları ile merinoslar melezlenmiş ve seleksiyonla tipler belirlenmeye çalışılmıştır. Fransa’da elde edilen bu yeni tip koyunlar Almanya’ya götürülmüştür. Ayrıca Almanya’da merinoslarla Leicester ve Border Leicester koyunları çiftleştirilerek melezleme yapılmış ve nispeten kaba yapağılı, ancak iri vücutlu, bol et verimli yeni bir tip elde edilmiş ve buna Mele koyunu adı verilmiştir. Bir taraftan melez koyunlar diğer taraftan Fransa’dan ithal edilen Merinoprekoslar hem kendi aralarında ve hem de eski tip merinoslarla çiftleştirilerek ve birçok durumlarda beyaz başlı iri yapılı Britanya et koyunlarından da kan katılarak sayısız yetiştirme ve ıslah çalışmaları devam ettirilmiştir. Tüm bu çalışmalar sonunda çeşitli yapağı-et merinosu tipleri meydana getirildi. Etten çok yapağı verimi ve kalitesine önem verilen bu tiplerde yapağıda lüle uzunluğu 8-9 cm. olup sortimin 60’S- 62’S (A-AA) arasındadır. Diğer tiplerde yapağı biraz daha kabalaşmakta, buna karşılık et verimi artmaktadır. Yapağı kalitesi 58’S (AB)’den 50’S (B BC)’e kadar değişiklik göstermektedir. Bu gün Almanların Yapağı-et merinosu adı ile tanınan koyun tipleri gerek Türkiye’de ve gerekse daha başka ülkelerde haklı bir ün yapmış ve birçok yerli koyunlarınn ıslahında önemli rol oynamıştır. Ancak Almanya’da son yıllarda koyunculuğun yavaş yavaş gerilemesi nedeniyle Alman Et Merinosu günden güne azalmaktadır. Buna karşılık Siyah Başlı Alman koyunu daha çok ilgi çekmektedir. Bu tipte et verimi ve kalitesi üstünlük göstermektedir.

7.1.2.3. Würtemberg Koyunu
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Würtemberg koyunu Almanya’nın güneyinde ve orta kısımlarında yetiştirilen kaba yapağılı yerli bir koyun tipidir. Saf merinos koçları ile Würtemberg koyunları arasında yapılan melezleme çalışmaları sonunda Alman Yerli Merinosu (Merino-Landschaft) meydana getirilmiştir. Kaba yapağılı yerli Würtemberg koyununun önce yapağı ıslahı için merinos ırkından faydalanılmış ve daha sonra ağırlığı arttırmak, et verimini geliştirmek için Britanya et koyunlarından kan katılmıştır. Böylece hem vücut yapısına hem de yapağı kalitesine önem vermek suretiyle yapılan devamlı seleksiyon sonunda ıslah edilmiş bir Würtemberg koyunu meydana getirilmiştir. Bir bakıma buna geçit ırkı adı da verebiliriz. Bugün Güney Almanya’da Beden Würtemberg ve Hohenzollern bölgesinde sadece bahsedilen bu Alman yerli merinosu yetiştirilmektedir. Bavyera’daki koyunların da büyük çoğunluğu bu ırktandır. Bu ırkın en önemli özellikleri iyi bir et verimi 56’S – 60’S orta tip yapağı, iyi bir yürüyüş kabiliyeti, nispeten yetersiz bakım ve besleme koşullarına dayanıklıdır. Almanya’da bu ırkın yetişme bölgesinde göçer koyunculuk egemen durumda olup, yıl içinde birkaç kere otlak değiştirilir. Böylece koyun sürüleri çok uzun mesafelere yürümek zorunda kalırlar. Yaz, güz ve kış otlağı olmak üzere çoğunlukla üç ayrı otlak sıra ile dolaşılır. Son yıllarda Alman Yerli Merinoslarından bir miktar hayvan yurdumuza getirilmiş ve yerli koyunlarımızın melezlenmelerinde kullanılmıştır.

7.1.2.4. Corriedale
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Yeni Zelanda’da Merinos koyunlarının Lincoln ve Leicester gibi Britanya etçi koyunlarının koçları ile melezlenmesi yolu ile bu ırk meydana getirilmiştir. (Merinos x Lincoln yada Leicester ). Yapılan ilk melezlemelerle arzu edilen tipler görülmeye başlandıktan sonra bu tipleri belli özellikle ırklar haline getirmek için akrabalı yetiştirme ve devamlı seleksiyon yapılmış ve bunun sonucunda Corriedale koyunu meydana getirilmiştir. Bu koyunların yapağısı,dünya piyasalarında Crossbred yapağı adı ile tanınan 50’S – 56’S (B-C) tipinde birörnek ve iyi kaliteli sayılır, iyi fiyat ederler. Hatta çok kere bu tip yapağılar merinos yapağısı gibi yüksek fiyatla satılırlar. Corriedale koyunlarının besi kabiliyeti iyi olup etleri de yüksek fiyatla satılır. Geniş yuvarlak ve derin vücutlu olan bu ırkta, koyunlar 60-70 kg; koçlar 90-100 kg gelirler. Corriedale koyunları, Birleşik Amerika ve özellikle Arjantin gibi uzak ülkelere götürülmüş ve kolay adapte olarak yayılmıştır. Deniz aşırı koyun eti ticaretinde bu ırkın önemli bir yeri vardır. Corriedale ırkı verim kapasitesi bakımından rakipsiz olup, birim kilogram vücut ağırlığına karşılık, diğer mera tipi koyun ırklarına nazaran, en yüksek kuzu ve yapağı verimi üretirler.

Bu ırkta, yüz, kulaklar ve ayaklar beyaz kıllarla örtülüdür. Bazen siyah lekeler bulunabilir ve kahverengi lekeler kusur olarak kabul edilir. Her iki cinsiyet de boynuzsuzdur. Bazen koçlarda boynuz yumruları görülebilir. Ana koyunlar döl verimi ve süt verimi bakımından iyi kabul edilirler. Sürü halinde güdülmeye uygundurlar. Birleşik Amerika’da koyun yetiştiriciliği tarımın önemli bir koludur. Eskiden merinos yetiştiriciliğine fazla değer verildiği halde son yıllarda merinoslar tek taraflı verimlerinden dolayı yavaş yavaş gözden düşmekte. bunların yerine yapağı-et tipi koyun yetiştirmeye önem verilmektedir. Bu yolda yapıları çalışmalar sonunda Birleşik Amerika’da Columbia ve Targhee ırkları meydana getirilmiştir. Amerika’da süt tipi koyunculuk yoktur. Son yıllarda Birleşik Amerika’da koyun sayısında önemli azalma olmaktadır. Bu durum tarımın yapısında meydana gelen değişmeye ve koyun ürünlerinin fiyatlarına bağlanabilir.

7.1.2.5. Columbia
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Yapağı tipi koyunlardan söz ederken zevklerin, gereksinmelerin ve ekonomik görüşlerin değişmesiyle, ince yapağılı ırkların yavaş yavaş terkedildiğini açıklamıştık. Son yıllarda dünyanın kimi bölgelerinde ince yapağı veren merinos yetiştirmesi devam ettirilmekle birlikte, birçok ülkede melez yapağı ırkları (crossbred woold breeds) geliştirilmiştir. Bunların meydana getirilmesinde uzun yapağılı koyun ırkları ile ince yapağılı ırklar arasında bir melezleme yapılmış ve elde edilen ırklarda yapağı orta kalınlıktadır. Uzun yapağılı deyince iri yapılı Britanya koyunları, ince yapağılı deyince de merinos ırkı akla gelmektedir. Bu iki grupta biri ana, diğeri baba olacak şekilde çeşitli melezlemeler yapılmış ve elde edilen yeni ırklar başka başka isimler almışlardır. Bu tip koyun ırkları geniş mera koyunculuğuna çok iyi uymakta ve Rambouıllet’lerden daha iyi kasaplık kuzu ve daha fazla yapağı vermektedirler Her ne kadar yapağıda bir örneklik kısmen kaybolmakta ve kabalaşma görülmekte ise de et verimi ve özellikle kuzu verimi bu zararı kolayca karşılamaktadır İşte bu sözü edilen yeni tip koyunlardan biri olan Corriedale ırkını yukarıda açıklamıştık. Ayrı grup içinde yer alan ve Birleşik Amerika’da geliştirilen Columbia koyun ırkı bugünün gereksinmelerine karşılık veren değer ve özellikler taşımaktadır.

Columbia koyunu Amerika’da geliştirilen ilk koyun ırkı olarak da ayrı bir anlam taşımaktadır. Bu ırkın meydana getirilmesi için çalışmalar 1912 yılında Wyoming eyaletinin Laramie şehrinde Kral Çiftliğinde (King Ranch) başlamıştır. Sonradan bu çalışmalar İdaho’da Dubois Koyun Islah İstasyonuna nakledildi ve devam ettirildi.

Columbia ırkının meydana gelişi Rambouıllet koyunlarına Lincoln koçu vermek (Rambouıllet + Lincoln ) suretiyle yürütülen bir melezleme ve devamlı seçmeye dayanmaktadır. Oldukça iri yapılı olan Columbia ırkında koyunlar 60-85 kg koçlar 100-125 kg gelirler. Yapağı sortiman 52’S – 56’S (1/4-3/8 kan veya B – C) olup bir yıllık büyümede kırkım ağırlığı 5 – 6 kg’dır. Koyunlarda dol verimi ve süt verimi oldukça yüksek olup kuzuları kasaplık bakımından değerli ve kar sağlayıcı kabul edilir. Deneyimli ve iyi koyuncular, koyunların kısa ayaklı olmasını tercih ederler. Ancak mera koyunculuğu için yeter derecede bir ayak uzunluğuna gerek vardır. Bununla birlikte Columbia nispeten yeni bir ırk sayılır ve ileride yapılacak seleksiyonlarla bu hatalar giderilebilir.

Columbia, yün körlüğüne hiç eğilimi olmayan yüzü yapağısız bir ırktır. Yüz ve ayaklar tamamen beyaz kıllarla örtülüdür. Hem koyun ve hem de koçlar boynuzsuzdur Sürü halinde güdülmeye alışkın değerli bir koyun ırkıdır. Kayıt tutan koyunculuk dernekleri içinde, deftere kaydetmeden önce koyunlara değer biçilmesini şart koşan tek dernek Columbia derneğidir. Yapağı-et Yönünde yapılan ıslah çalışmalarında bu ırktan geniş ölçüde faydanılmaktadır

7.1.2.6. Targhee
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

İdaho’dan Dubois Koyun Yetiştirme ve Islah İstasyonunda 1926 yılından beri yürütülen çalışmalar sonunda Targhee adında yeni bir koyun ırkı meydana getirilmiştir. Yöntem olarak, yakın akrabalı yetiştirme uygulamak suretiyle değişik melezleme kombinasyonlarına başvurulmuştur. Rambouıllet koçları. Lincoln x Rambouıllet ve Lincoln x Rambouıllet x Corriedale melez koyunlarına verilmek suretiyle bu koyun elde edilmiştir. Başlıca Rambouıllet ürünü olan ve seleksiyonla elde edilen bu tipte baş ve vücut beyaz olup cüsse orta büyüklüktedir. Koyun ve koçları boynuzsuz olup, cansız ağırlık. koyunlarda 60 – 70 kg koçlarda 80 – 90 kg. ‘dır.

Targhee, deri kıvrımı olmayan, yüzü yünsüz ve – 62’S (A-AA) yapağı veren bir ırktır. Yıllık kırkım ağırlığı 5 kg kadardır. Boynuz ve boynuz yumruları, butta ve kuyruk etrafında çok kaba yapağının varlığı bu ırkın kusurları arasında sayılabilir. Mera koyunculuğu için ümitli bir ırk olarak kabul edilmektedir.

Romeldale koyun ırkı ise yeni bir tip olmakla birlikte yetiştirildiği yerlerde değer kazanmaktadır. Bu koyun Birleşik Amerikada Kaliforniya eyaletinde meydana getirilmiş melez ırklardan biridir. Rambouıllet koyunlarına Avustralya ve Yeni Zelanda Romney Marş koçu vermek suretiyle elde edilmiştir. Bu ilk melezlemede sonra kendi aralarında yetiştirme ve sıkı bir seleksiyonla ırk karakterini kazanması sağlandı. Romeldale, rutubetli ve çamurlu araziye uyum sağlayan. yonca ve diğer ağır otlu meralardan iyi yararlanan ve yılda iki kere kırkılan, kısmen Corriedale’ye ve kısmen de Columbia’ya benzerlik gösteren bir koyun ırkıdır.

Panama koyun ırkı da Birleşik Amerika’da meydana getirilmiş melez ırklardan biridir. Panama, birçok özellikleri bakımından Columbia’ya benzer. Çünkü melezleme çalışmalarında aynı koyun ırkları kullanılmıştır. Ancak Columbia’da; Rambouıllet koyunlarına Lincoln koçu verildiği halde. Panama ırkının meydana getirilişinde Lincoln koyunlarına Rambouıllet koçları verilmiştir. Bu ırkta et verimine birinci planda yer verilmiştir.

7.2. Et tipi koyun ırkları
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Britanya yetiştiricisi, diğer birçok hayvancılık alanlarında olduğu gibi et tipi koyun ırklarının geliştirilmesinde de birinci derecede rol oynamıştır. Britanya piyasasında koyun elinin sevilmesi, tutulması ve çok para etmesi bu konuda ilk etmen olarak göze çarpmaktadır. Pazar isteğinin bu durumda olmasına paralel olarak, Britanya’nın iklim ve doğa koşulları, bol otlu otlakları et tipi koyun yetiştiriciliğine uygun bir ortam yaratmıştır. Ucuz tarla ürünleri ve yem bitkileri koyunlara yedirilerek koyun eti elde edilince yetiştirici daha çok para kazanmaktadır. Bu koşulların varlığı ve Britanya yetiştiricilerinin hayvan ıslah ve yeni ırklar meydana getirmedeki beceri ve yetenekleri birçok etçi koyun ırkının meydana gelmesine neden oldu.

Etçi koyun ırkları söz konusu olduğundan, ilk akla Britanya etçi koyunları akla gelir. Çünkü bunların ilk elde edildiği yer Britanya’dır. Nitekim bu koyun ırkları adlarını Britanya’nın çeşitli bölgelerinden almışlardır. Daha sonraları bu koyunlar dünyanın ,çeşitli bölgelerine götürülmüş, hem saf olarak üretilmiş ve hem de yeni ırkların meydana getirilmesine yada yerli ırkların etçilik yönünde ıslahında kullanılmıştır.

7.2.1. Britanya etçi koyunlar
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Genel olarak Britanya etçi koyunları,

Kısa yapağılı ve siyah başlı.
Uzun yapağılı ve beyaz başlı.
Dağ koyunları olmak üzere üç gruba ayrılırlar.
7.2.1.1. Kısa yapağılı ve siyah başlı Britanya koyunlar
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Bu gruba giren önemli ırklar Southdown, Shropshire, Hampshire, Suffolk ve Oxfordshire ile kısa yünlü fakat beyaz başlı Dorset’den ibarettir.

7.2.1.1.1. Southdown
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Orta kalite yapağı veren koyunların en eskisi olması bakımından, diğer Down ırklarının meydana getirilmesinde başlıca materyal olarak kullanılmıştır. Bu ırk adını Güney Doğu İngiltere’de Sussex Countyde Southdown denilen tepelerden almıştır. Çok eski zamandan beri bu bölgenin yerli koyunları üstün et kaliteleri ile tanınmıştır. Bu bölgenin yetiştiricileri. yerli hayvanların en iyilerini seçerek Southdown adı ile tanınan ırkı meydana getirmişlerdir. Gerek ilk meydana getirildiği bölgede ve gerekse dünya yüzünde yayıldığı diğer ülkelerde el kalitesi ve erken besi yeteneği yönünde uzun yıllar seleksiyona tabi tutulmuş olmakla Southdown bir ırktan beklenen bir örneklik bakımından üstün ve rekabet edilmez bir düzeye ulaşmıştır.

Southdown toplu ve dolgun bir vücut yapısına sahiptir. Çok derin ve geniş vücutlu ve kısa ayaklı olan bu ırkta et kalitesi hiçbir ırkın erişemeyeceği bir düzeydedir. Küçük vücut yapılı olan Southdown koyunlarında ergin koçlar 80- 90 kg.. ergin koyunlar 55-65 kg. gelirler. Yapağı kısa, seyrek ve ince olup. kırkım ağırlığı 2-5.5 kg.dır. Alın, yüz ve boyun kısa yapağı ile örtülü olması tercih edilmekle birlikte, pek at hayvanda yün körlüğü görülür.

Koçlarda boynuz yumrusu bulunmasına karşın bu ırk genel olarak boynuzsuzdur. Koyunlarda döl verimi yüksek sayılmaz. süt verimleri de orta derecededir. Erken pazara gönderilecek turfanda kuzu yetiştirme Southdown ırkı rakipsizdir. Erken gelişen besi kuzusu elde etme bakımından bu ırk ile melezleme geniş ölçüde uygulanmaktadır.

7.2.1.1.2. Hampshire
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Özellikle besi kuzusu elde etmek amacıyla geniş ölçüde melezlemede kullanılan bu etçi koyun ırkı. Orta-Güney İngitere’de Hampshire kontluğunda meydana getirilmiş ve adını buradan almıştır. Bu bölgenin yerli koyunları kaba yapılı, orta kalite et veren, zayıf yapağı örtüsüne sahiptirler. Bu yerli koyunlarla Southdown ve Cotswold koyunlarının melezlenmesi ve döllerin devamlı seleksiyona tabi tutulması sonunda Hampshire koyun ırkı meydana getirildi.

Hampshire koyunlarının, yüz. kulak ve ayakları siyaha kaçan koyu esmer renklidir. Ancak birçok kimseler bu rengin sadece siyah olduğunu kabul ederler. Koçlarda bazen boynuz yumrusu görülürse de koç ve koyunları boynuzsuzdur. Hampshire, orta kalite yün veren koyun ırklarının en iri yapılı olanlarından biridir. Ağırlık bakımından Suffolk’a benzer. Sadece Oxford ırkı bundan daha ağırdır. İyi kondisyonda ergin Hampshire koyunları 70 — 80 kg koçları ise 100 — 130 kg gelirler. Baş büyük olup, iskeletin diğer kısımları ile uyum teşkil eder. Koçlarda burun üstü dış bükeydir.

Hampshire koyunu üstün bir et tipidir. Yapağı kırkım ağırlığı 3.5 – 4.0 olup orta kalite 48’S – 50’S (CD) sortimandadır ve çok kere gömlek içinde siyah kıllar vardır. Kuzular erken gelişir. İyi bakım ve uygun koşullarda kuzular doğumdan satışa kadar günde ortalama 0.5 kg canlı ağırlık artışı gösterirler. Koyunlarda döl ve süt verimi iyidir.

7.2.1.1.3. Shrophire
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Shropshire konu Merkez-Batı İngiltere’de Shropshire ve Stafford bölgesinde meydana getirilmiştir. Bu bölgenin yerli koyunlarına Southdown, Leicester ve Cotswold koyunlarından kan katılarak yapılan ıslah çalışmalarında sıkı bir seleksiyon uygulanarak devam edilmiş ve bu koyun ırkı oluşturulmuştur.

Shropshire koyunları et ve yapağı özelliklerini yeterli düzeyde aynı hayvan üzerinde toplayan bir ırk olarak kabul edilir. Ergin koyunlarda canlı ağırlık ortalama 55 – 80 kg koçlarda ise 80 – 115 kg. ‘dır. İyi önekleri dolgun vücutlu ve bol etlidir. Bununla birlikte Southdown kadar tipik etçi sayılmaz ve onun kadar erken gelişmez.

Yapağı kırkım ağırlığı 4 – 4.5 kg. olup, orta incelikte iyi kalite yapağı sayılır. Genel olarak 50’S – 56’S (B-C) sortimanında yapağı verirler. Yüz ve ayaklar aşırı derecede yapağı ile örtülüdür. Uzak ülkelere götürülmüş ve çoğunlukla melezleme amacıyla kullanılmıştır.

7.2.1.1.4. Suffolk
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Bu koyun ırkı Suffolk, Essex ve Norfolk eyaletlerinde geliştirilmiş olmasına karşın adını Suffolk bölgesinden almıştır. Boynuzlu Norfolk yerli koyunlarıyla siyah başlı Southdown koçlarının çiftleştirilmesi suretiyle yürütülen bir melezleme ile meydana getirilmiştir. Norfalk koyunu yarı vahşi, çevik, dayanıklı, siyah başlı, boynuzlu, az yapağılı ve bozuk vücut yapılı bir ırk olarak tanınmakta, süt ve döl verimi iyi kabul edilmektedir. Bu koyunda eksik olan taraflar southdown ile düzeltilmeye çalışılmıştır.

Suffolk’un en tipik özelliği, çok siyah yüz, kulak ve ayaklara sahip oluşudur. Baş ve kulaklar tamamen çıplaktır ve siyah kıllar kulakların arkasında bir noktaya kadar devam eder. Ayaklarda, diz ve dirsekten aşağıda yapağı örtüsü yoktur. Bu koyun ırkı çeviklik ve hareket kabiliyeti ile şöhret kazanmıştır. Koçlarda boynuz yumrusuna rastlanırsa da koç ve koyunları boynuzsuzdur.

Suffolk ırkında yapı Hampshire’e yaklaşır. İyi kondisyonda koyunlar 75 – 90 kg koçlar 100 – 130 kg gelirler. Karın altında ve ayakların alt kısımlarında yapağı örtüsü bulunmadığı için Suffolk koyunları yüksek ayaklı gibi görünürler. İyi yapılı Suffolk koyunlarında vücut özellikleri diğer etçi ırklara yaklaşır. Hampshire ile karşılaştırılırsa daha küçük ve kuru bir baş dikkati çeker.

Suffolk koyununun başlıca kusuru, çoğunlukla siyah kıllarla karışık kırkını ağırlığı az olan yapağısıdır. Kırkını ağırlığı 2.5 — 3.0 kg kadardır. Dayanıklı ve çevik bir hayvan oluşu bu ırkın değerini arttırmaktadır. Suffolk koyunları döl verimli ve bol sütlüdür.

7.2.1.1.5. Oxford
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Orta Güney İngiltere’de Oxford bölgesinde çiftçiler Cotswold koyunlarına Hampshire koçu vermek ve biraz da Southdown kanı katarak yeni bir ırk meydana getirmeye çalıştılar ve Oxford koyununu elde ettiler. Ana-baba ırkların karışıklığı nedeniyle Oxford ırkında bugün bile tam bir Örnek görülmez.

Oxford’un en Önemli Özelliği büyük yapılı oluşudur. Ergin koyunlar 80 100 kg koçlar 120 – 150 kg gelir. Yüz, kulak ve ayakların rengi Hampshire’den daha açık olmak üzere kurşuniden esmere kadar renkler gösterir. Koç ve koyunlar boynuzsuzdur. Koçlarda bazen boynuz yumrusu görülür. Açık ve seyrek bir yün gömleği vardır. Kırkım ağırlığı 5-6 kg. ‘dır. Alın kısmında bir hotozun bulunması karakteristiktir. Döl ve süt verimleri iyidir. Kuzuları nispeten çabuk gelişirlerse de Hampshireler kadar çabuk satış çağına erişmezler. Geniş otlak koyunculuğundan daha çok. çeşitli tarım yapan çiftlik yetiştirmelerine uygun gelmekte ve daha çok bu koşullarda melezlemede kullanılmaktadırlar.

7.2.1.1.6. Dorset
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Dorset ırkı, koyun ve koçlarının boynuzlu olması ile orta kalite yapağı ve ren ırklar içinde sayılmakladır. Ancak süt verimi ve yüksek döl verimi ile tanınmıştır. Yılda iki kere doğurmaları olasıdır. Boynuzlu Dorset adı ile tanınan bu ırkın kökeni tam olarak bilinmiyorsa da. geniş ölçüde seleksiyon yolu ile meydana getirildiği kabul edilmektedir. Başka ırklarla melezlemeye uğradığına dair bilgi elimizde yoktur.

Bu ırkın baş yüz ve kulakları beyaz renklidir. Koyun ve koçlar boynuzsuzdur. Orta yapılı olan Dorset’lerde koyunlar 70 – 80 kg koçlar 90 – 120 kg gelir. Fazla kuzu verimleri ve bol sütlü olmaları nedeniyle birçok birleştirme melezlemelerinde önemle ele alınıp kullanılmaktadır. Özellikle turfanda besi kuzusu yetiştirmede bu ırkın önemi büyüktür.

7.2.1.2. Uzun yapağılı ve beyaz başlı Britanya Etçi koyunları
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

7.2.1.2.1. Leicester
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Leicester ırkının ana vatanı Orta İngiltere’de bir tarım bölgesi olan leicester eyaletidir. Bu eyalette çok eskiden beri kötü vücut yapılı, geç gelişen. kaba yapağılı ve düşük et kaliteli koyunlar yetiştirilmekte idi. Ancak bu koyunlar sonradan Bakewell’ın çalışmaları ile dolgun, simetrik yapılı. orta yapılı ve erken gelişen besi kabiliyeti iyi olan bir ırk haline çevrildi. Bakewell’in koyunlar üzerindeki çalışmaları 1760 sıralarında başladı. Islah yöntemi, kafasında tasarladığı tip için sıkı bir seleksiyon ve bu karakteri oluşturmak için yakın akrabalı yetiştirmeden ibaretti.

Ergin Leicester koyunları 80-90 kg. gelirler. Baş ve vücut beyaz renkli olup vücuda oranla baş küçüktür. Yapağıları Lincoln ve Cotswold’dan daha incedir ve lüleler halinde vücuttan aşağıya asılır. Alında çok küçük bir yün püskülü bulunur. Yüz ve ayakların alt kısmı beyaz kıllarla kaplı olup bazen mavimsi ya da siyah lekeler görülür. Dudaklar ve meme siyahtır. Koyun ve koçları boynuzsuzdur. Hassas ve iyi bakım isteyen bir ırk olup, fazla soğuk iklime dayanamazlar.

Leicester ırkında yapağı kaba ve uzundur. Tamamen beyaz renkli olup yapağıda uzunluk 25-30 cm kadardır. 48’S – 50’S (C-D) sortim anında 5-6 kg yapağı verirler. Uzun yünlü ve beyaz başlı koyun ırklarının yetiştirilmesinde ve ıslahında bu koyunda ırkından geniş ölçüde yararlanılmıştır. Merinos Prekos ve et yapağı Merinosu yetiştirmesine Leicester koyunları geniş ölçüde kullanılmıştır. Bu koyuna kimi kaynakçada İngiliz Leicester’i adı da verilmektedir.

7.2.1.2.2 Border Leicester
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Border Leicester, İngiliz Leicester’inden biraz daha küçük fakat daha çevik bir hayvandır. Border tipi, kuzeni olan diğer tipten başın hiç bir kısmında yapağı olmamakla ayırt edilir. Keza kulakları daha dik ve hareketlidir. Yüz daha temiz ve pürüzsüzdür. Yapağı daha kısa, sık ve lüleler daha kıvrımlıdır. Border Leicester’in daha bol sütlü ve yüksek döl verimli olduğu kabul edilir. Bu koyun ırkı, Leicester ile Kuzey İngiltere’de İskoçya sınırlarındaki yerli koyunların çiftleştirilmesinden elde edilmiştir.

7.2.1.2.3. Lincoln
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Lincoln koyun, dünya koyunculuğunun gelişmesine büyük ölçüde katkıda bulunmuştur. Özellikle et verimini arttırmak ve yapıyı büyütmek için daima Lincoln ile melezlemeye baş vurulur. Lincoln koyunu, İngiltere’nin Doğu sahillerinde, Kuzey Denizi’ne yakın bölgelerde verimli topraklı bir yer olan Lincolnshire’de meydana getirilmiştir. Bu bölgede hala en çok yararlanılan bir ırk olarak yaşamaktadır. Lincoln, büyük, kaba, yavaş gelişen ve çok yapağı veren eski bir ırktır. Bu ırk Lincolnshire’de uzun yıllar yetiştirilmiştir. Kayıtlara gore l863’te Leicester kanı katılarak ve sıkı bir seleksiyon yapılarak ırkın ıslahına çalışılmıştır.

Lincoln’in en önemli özelliği vücut yapısıdır. Dünyada varolan en iri koyun ırkı olarak kabul edilir. Ergin koyunlar 100— 125 kg koçlar ise 130- 160 kg gelirler. Vücut yapısı tipik olarak uzun yapağılı koyunlara benzer. En iri koyun ırkı olmasına ek olarak etçi koyunlar içinde en yüksek kırkım ağırlığına sahip olmasıdır. Az. yağlıtılı ve çok kaba olan yapağısı açık bir gömlek teşkil eder. Lüle uzun 25-35 cm ve kırkım ağırlığı 5 kg’dır. Yüzü, kulakları ve bacakları beyaz kıllarla kaplıdır. Alın kısmında yapağı örtüsü görülür. Her iki cinsiyet de boynuzsuzdur. Yavaş gelişen, döl ve süt verimi orta düzeyde, el verimi yüksek bir ırktır.

7.2.1.2.4. Cotswold
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

En eski elçi ırklardan biridir. Yapı ve özellikleri bakımından Lincoln ve Leicester’lere benzer. Bu koyunlara ıslah amacıyla Leicester kanı katılmıştır.

Yapağısı çok kaba. 44’S – 46’S (E) sortimanında olup kırkım ağırlığı 4-6 kg.’dır. Canlı ağırlık koyunlarda 80-100 kg koçlarda 120 – 135 kg kadardır. Derisi kıvrımlıdır ve bu kıvrımlar üzerinde yün vardır. Yüz kısmında kahkül şeklinde yapağı bulunur. Her tarafı beyaz renklidir. Koyun ve koçları boynuzsuzdur.

7.2.1.2.5. Romney Marş (Kent)
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

İngiltere’de Romney Marş bölgesinin yerli koyunlarından olup yavaş gelişir. Kaba yapağılı fakat sağlam yapılıdır. 19. yüzyılın başlangıcında bunlara Leicester kanı katılarak ve yavrularında dikkatli bir seleksiyon uygulanarak ıslah edilmelerine çalışılmıştır. Diğer uzun yapağılı et koyunlarına oranla daha kısa ayakla ve küçük yapılıdır. Ergin koyunlar 70-80 kg koçlar 90-100 kg gelirler. Besi kabiliyetleri iyi olup yılda 4-5 kg kaba yapağı verirler.

7.2.1.3. Britanya Dağ Koyunları
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

7.2.1.3.1. Cheviot
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Britanya dağ koyunları içinde en önemlisi Cheviot ırkıdır. Cheviot, küçük cüsseli ve çevik bir ırktır. Et kalitesi son derece iyidir. Kökeni ve anavatanı İngiltere ile Iskoçya arasında Cheviot tepecikler bölgesidir. Bu ırk üzerindeki ıslah çalışmaları İskoçya’da yapıldığı için İskoç ırk olarak kabul edilir.

Cheviot bölgesinde sert bir iklim hüküm sürer. Kışlar soğuk ve çok karlıdır. Bundan dolayı bu koyunların kendi besin ihtiyaçlarını kendilerinin sağlamak zorunda kalması, elden az yem verilmesi, dayanıklı ve çevik hayvanlar durumuna gelmesini sağlamıştır. Cheviot’ları ıslah için Southown. Lincoln ve başka elçi ırklardan faydalanılmıştır. Ayrıca kasaplık kuzu elde etmek için Cheviot’larla Leicester ve Oxfordshire’ler arasında melezleme yapılmaktadır.

Cheviot çok güzel ve gösterişli bir ırktır. Canlı mizaçlı, hareketli ve kısa ayaklı olan Cheviot koyunlarının yüz ve ayakları yapağısı, olup kısa ve be yaz kıllarla örtülüdür. Yüzde ve ayaklarda siyah lekeler bulunabilir. Küçük cüsseli olan bu ırkın koyunları 60 – 70 kg koçları 80 – 90 kg gelirler. Koç ve koyunları boynuzsuzdur. Yapağısı beyaz. sık ve az yağlıtılıdır. Kırkım ağırlığı 2-3 kg.’dır. Bu ırk geniş otlak koyunculuğunda fazla rağbet görmemiştir. Çünkü sürü halinde yönetimi kolay değildir.

7.2.2. Diğer et koyunları
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

7.2.2.1. Texel
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Etçi koyun ırkları arasında kabul edilen Texel koyunu Hollanda’nın yerli hayvanıdır. Texel adası yerli koyunları, Leicester gibi Britanya etçi koyunları ile melezlendikten sonra uygulanan sıkı bir seleksiyonla Texel ırkı meydana getirildi. Bugünkü Texel koyunu dünyanın çeşitli ülkelerine götürülerek birçok koyun ırklarının et ve kuzu verimi yönünde ıslahında kullanılmıştır.

Saf olarak yetiştirilmesinde birçok güçlüklerle karşılaşılmış ve özellikle sıcak iklimli bölgelerde olum oranları yüksek olmuştur. Buna karşın erken gelişme. yemden yararlanma, et kalitesi ve döl verimi yönünden taşıdığı değerli özellikler dikkate alınarak melezlemeler sürdürülmüş ve melez döllere dayanılarak yeni tipleri geliştirilmiştir. Türkiye’de Batı Bölgelerimizde Texel melezlemeleri yapılmıştır. Kıvırcık ve Merinos ile Texel arasında uygulanan melezlemeler başarılı sonuç vermemiştir. Bu yüzden 1955-1966 yıllarında ithal edilen Texel damızlıkları elden çıkarılmış ve bu konu şimdilik terkedilmiştir.

7.2.2.2. Siyah Başlı Alman Et Koyunu
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Almanya’da daha çok Kuzey-Ren-Wesfalen Hessen ve Niedersachsen ve Schleswig-Hostein eyaletlerinde yetiştirilmektedir. Bu ülkedeki koyun varlığının % 2 oluşturur. Yapağı inceliği C – CD arasında değişir. Ana koyunlara canlı ağırlık 65 – 75 kg.’dır. ilk damızlıkta kullanma yaşı genelde 1- 1.5 yaş olmasına karşın iyi gelişme gösterenler 9 aylık iken de koça verilebilirler. Döl verimi % 180’dir. Et verim ve kalitesi ile yemden yararlanma özelliklerinin üstünlüğü bu ırka olan ilgiyi arttırmaktadır. Gerek adaptasyon yeteneği gerekse iyi yürüme özelliği sürü koyunculuğuna uygunluğunun en önemli göstergesidir. Uzun bir kızgınlık dönemine sahip olmaları kuzulama zamanının ayarlanması için iyi bir avantajdır.

7.2.2.3. Beyaz Başlı Alınan Et Koyunu
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Yayılma bölgesi Kuzey Almanya’nın kıyı kesimidir. Mer’a koyunculuğuna uygun, orta büyüklükte, yürüme yeteneği iyi, erken gelişen, uzun yapağılı, yüzü kısmen çıplak bir et ırkıdır. Süt verimi diğer et ırkları içerisinde en yüksek olanıdır. Yapağı sortimanı D – DE’dir. Çok sert havalarda dahi merada kalabilir. birçok üreticinin kapalı bir ağılı olmamasına karşın bu ırk başarı ile yetiştirilebilmektedir. Sonbaharın sonlarına kadar otlak besisinde tutulan 6 aylık kasaplık kuzular 45-50 kg’a ulaştıkları halde otlaktan daha da yararlanma için kesilmezler. Döl verimi iki ve daha yıkan yaşlı anaçlarda %210—230 kadar çıkabilmektedir. Ortalama döl verimi 158’dir. Aynı yaştaki Texel kuzularında karkas daha yağlıdır. Kaliteli karkas üretmek için Texel koçlarından yararlanılır.

7.2.2.4. Ile de France
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Fransa’nın en yaygın ırkıdır. İri yapılı hayvanlar olup, koçları 130 kg, anaç koyunlar 65-75 kg arasındadır. Geniş ve derin formunu iyi bir kaslanma tamamlar. Özellikle buttaki kaslanma dikkati çeker. Irk, ağıl koyunculuğuna uygundur, vücut beyaz renkli olup, anaçlarda kırkım ağırlığı 4-5 kg’dır. Bu miktar yapağı et tipleri için idealdir. Yapağı randımanı % 45-50 olması yanında inceliği B-B/C, 58-60 S ve iyi bir kıvrım özelliği gösterir. Lüle Uzunluğu 7 – 8 cm.’dir. Deride kıvrım yoktur.

Erken gelişme özelliğinden dolayı, ilk defa 10-12 aylık iken damızlıkta kullanılırlar. Kasaplık kuzular 100 günde % 55 – 60 randımanla 17 – 20 kg. karkas verirler.

Döl verimi sonbahar kuzulamasında % 125 – 140, ilkbahar kuzulamasında %150’dir. Son yıllarda Türkiye, İsviçre, Polonya, Maracistan, Bulgaristan, İtalya, Yugoslavya, Kuzey Afrika, Güney Amerika dahil olmak üzere 20’nin üzerinde ülkeye ihraç edilmiştir. Fransa’da Paris çevresinde, Brie, Beauce, Soissonnais ve Gatinais bölgelerinde yetiştirilmektedir.

7.2.2.5. Charollais
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Fransa’nın yeni bir et koyun ırkıdır. Orta Fransa’da daha çok charollais Morvan Nivernais bölgelerinde yaygındır. 1825 yılında İngiltere’den getirtilen Leicester koçları ile yerli Barrois ve Auxois koyunlarının melezlenmesi ile elde edilmiştir. 1. Dünya Savaşından sonra Charolles bölgesine İngiliz Soutdown ırkı girmesine rağmen Charollais yetiştiricileri koyun tiplerini saf olarak elde tutmuşlar ve diğer ırklarla melezlenmesine engel olmuşlardır.

Charollais ırkının özellikleri şöyle sıralanabilir:

Yapağı kısa ve ince,
Vücut uzun, sırt yassı, göğüs uzun ve derin vücuda iyi bitişen kol, geniş ve derin but,
Baş: Geniş koç başlılık, kulak dar hassas ve hareketli rengi başın renginde,
Ağırlık: Koçlarda 100-130kg.. anaçlarda 70 -90 kg. en iyi örnekleri ortalamanın % 20 üzerinde,
Döl verimi: 6 yaşlılarda % 187, ortalama ise % 181 Aşım zamamı Eylül – Ekim, sadece ilkbahar kuzulaması vardır,
7.2.2.6. Mavi Başlı Et Koyunu
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

İri yapılı, boynuzsuz, mavi baş ve kulak rengine sahip, koçları 110-120 kg anaç koyunlar 80-90 kg ağırlığında, Fransız et koyunlarındandır. Kuzulama ocak ayından ilkbahara kadar ayarlanabilir. Poliöstrik bir ırktır. Orta lama döl verimi %185’dir. Mayıs doğumlarında bu oranı % 215’e yükselir. Kuzularda doğum ağırlığı biraz düşük olduğundan doğumlar çok kolay gerçekleşmektedir. 1970’lerden sonra Almanya’da yetiştirilmeye başlanmıştır. Yüksek döl verimi, erken gelişme özelliği, iyi karkas kalitesi ve kolay doğum bu ırkın Almanya’da hızla yayılmasını sağlamıştır. İlk verim denetimlerinin üstünlüğü Kuzey Ren Westfalya ve Schleswig Holstein eyaleti koyun yetiştiricileri birliği bu ırkı Mavi Başlı Et Koyunu olarak kabul ederek sürü defteri tutmaya başlamışlardır. Verim denetimlerinde ilk yıl ağırlığı ortalama 75 kg yapağı kırkım ağırlığı 4.5 kg beside günlük canlığı ağırlık artışı

.355 g yemden yararlanma 1 kg canlı ağırlık artışı için 2021 N.B. bulunmuştur. Mavi Başlı Et koyunlarında lüle oldukça uzun incelik sortimanı C – CD’dir. Karın altının da yapağı ile örtülü olması kış aylarında meradan yararlanmayı artırır ve pahalı ağır besleme giderlerini bu şekilde azaltır.

Mavi rengin (Dwd) kalıtımı heterozigottur. Renk açısından heterozigot bir ırktır. İki mavi başlı hayvanların çiftleştirilmesinden Mendel Kanunlarına göre 1/4 beyaz, 1/4 siyah ve 2/4 heterozigot mavi başlı hayvanlar elde edilir. Yetiştirmede Siyah ve Beyaz hayvanlar damızlık dışı bırakılır.

7.3. Süt tipi koyun ırkları
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Tarımı geri kalmış ülkelerde ve özellikle orta ve küçük tarım işletmelerinde yüksek süt verimli ineklerden çok koyun, keçi ve manda sütleri önem kazanır. Asya ve Afrika ülkelerinde, özellikle kurak iklim ve zayıf otlaklı bölgelerde koyun yetiştiriciliği birinci planda gelir ve süt üretimi bakımından da aynı önemi taşır. Bu genel durumun dışında, kimi Avrupa ülkelerinde ve özellikle Akdeniz havzasında koyun sütü önemli kimi peynirlerin ham maddesi olarak büyük değer kazanır ve yüksek fiyatla satılır. Bu nedenledir ki, bu bölgelerde tipik süt koyunları meydana getirilmiştir.

Fakir tarım işletmelerinde süt ineğinin yerini alması ve peynir yapımında değerli ham madde olan sütü vermesi bakımından sütçü koyunlar dünyanın birçok yerlerinde ilgi toplamaktadır. Türkiye’de peynirden başka, çok sevilen koyun yoğurdu ve birçok bölgelerde tereyağı üretimide dikkate alınırsa koyun sütünün ekonomik önemi daha iyi anlaşılır. Yurdumuzda tüm koyunlar sağılır, fakat elde edilen süt çok azdır. Yabancı ülkelerde sütçü koyun yetiştirmesi üzerinde uzun yıllardan beri durulmaktadır. Son yıllarda bu çalışmalara daha geniş ölçüde yer verildiğini görmekteyiz.

Yabancı ülkelerde yetiştirilen ve dünyaca tanınmış değerli süt koyunları daha çok Avrupa’da göze çarpmaktadır. Akdeniz havzasında ise süt koyunlarına özel bir önem verildiğini görmekteyiz. Birleşik Amerika’da ve Kuzey Avrupa ülkelerinde bu konu üzerinde durulmamaktadır. Bu bakımdan daha çok Avrupa’da özellikle Akdeniz çevresinde koyunculuğun durumu ve süt koyunculuğuna verilmek istenen yön üzerinde duracağız. Bu arada Balkan ülkelerinde ve Rusya’da süt koyunlarına büyük önem verildiğine işaret etmek isteriz. Her ne kadar koyunun süt hayvanı olup olmayacağı üzerinde tartışmalar yapılmakta ise de Türkiye’de (de süt tipi koyunculuk daha uzun yıllar ilgi ile karşılanacaktır görüşündeyiz.

Akdeniz havzası genel olarak çok çeşitli bağ-bahçe ürünlerinin yetişmesine uygun bir iklime sahip ve daha çok düşük aile işletmelerinin çoğunlukta olduğu bir bölgedir. Fazla işgücü ve masrafla belli bir araziden üzüm, tütün, pamuk, narenciye, incir ve zeytin yetiştirme yolu ile yüksek bir gelir sağlanmaya çalışılır. Bu çevrede geniş koyun otlakları kıt olduğu için büyük sürü koyuncululuğuna ender rastlanır. Ancak Fransa gibi kimi ülkelerde hafif arızalı, kireçli ve verimsiz tarlalar geniş ölçüde koyunculuğa ayrılmaktadır. Hatta Fransa’da kimi yetkili kişilerin ifadesine göre, bu tipi topraklar ancak koyunculuk sayesinde vatan toprağı olabilmekte, aksi durumda terkedilmesi gerekmektedir.

Akdeniz çevresinde süt koyuluculuğu çoğunlukla 3 – 5 başlık ev koyunculuğu şeklinde yürütülmekte ve kimi önemli peynircilik bölgelerinde küçük işletmelerde 40-50 başlık sürülere rastlanmaktadır. Uygun koşullara sahip kimi yetiştiricilerin birkaç yüz koyunluk sürüler beslediği de görülür. Aslında entansif tarım yapılan, yüksek değerli tarla ürünleri ve endüstri bitkileri yetiştirilen bölgelerde koyunculuk yavaş yavaş azalır ve dar bir alana yakışır. Bu ürünler hem daha kazançlı olmakta ve hem de kısa bir dönem içinde yetiştiricinin cebine para olarak girmektedir. Koyunculuk az insan gücü ve az masrafla yürütülebilen bir tarımsal üretim dalı olmakla birlikte genel olarak kurak iklimlerde zayıf toprakların değerlendirilmesi için yapılmaktadır.

Akdeniz. Bölgesinde koyunculuğun durumu ve koyunculukta belirlenen yetiştirme yönleri üzerinde düzenlenen bir sempozyumda İsrail Tarım Bakanlığı Koyun ve Keçi Yetiştirme Seleksiyonu Başkanı Dr. M. Finci konu üzerinde şu açıklamaları yapmaktadır. İsrail koyunculuğun gelişmesi, tarımdaki özel koşulların ekstansif bir yetiştirme olan koyun yetiştiriciliğini nasıl entansif bir hayvancılık kolu haline getirdiği güzel bir örnektir. Bu konuda yetiştirilen kooperatif çalışmaları, yani ayni amaçlar peşinde koşan insanların bir organizasyon içinde toplanarak birbirleriyle yardımlaşmaları en önemli rolü oynamış ve böylece koyunların verimleri arıtırılarak bu yetiştirme kolunun ekonomik gelişmesi sağlanmıştır. Aynı değişikliği İtalya’da görmek olasıdır. Bu ülkede de koyunculukta verim yönü ve işletme bakımından belirli bir değişiklik göze çarpmaktadır. Özellikle koyunları otlatacak otlak ve çayırların azalması, mevsimlere göre yer değiştiren büyük sürü koyunculuğunun (göçer koyunculuk) belirli bölgelere çekilmesine neden olmuş, buna karşılık küçük ve orta işletmelerdeki koyunculukta aile işletmelerinde yürütülen koyunculuğun gelişmesini sağlamıştır.

Yabancı ülkelerde yetiştirilen ve dünyaca tanınmış süt koyunları, Doğu Friz, Romanov, Langhe, Lacaune, Larzak, İvesı ve Sakız ırklarıdır. Bunlardan İvesi ve Sakız ırkları yurdumuzda yetiştirilir. Ayrıca bizim ince yağsız kuyruklu yerli koyunlarımızdan biri olan kıvırcık koyunu da gerek Türkiye’de ve gerekse Balkan memleketlerinde süt verimi önde gelen bır ırk olarak kabul edilmektedir. Ayrıca İspanya’da yetiştirilen kimi değerli sütçü koyun ırkları da vardır.

7.3.1. Doğu Friz
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Bu koyun ırkına Marş koyunu adı da verilir. Almanya’nın kuzey kısımlarında Marş adı verilen kuvvetli toprak ve bol otlu kıyı bölgelerinde yetiştirilir ve bu bakımdan nemli serin deniz iklimine uymuş bir ırk olarak kabul edilir. Kurak ve Soğuk yayla iklimine karşı belirli derecede duyarlı olduklarından, arzu edildiği halde, yayılma alanları pek fazla genişliyememiştir.

Doğu Friz koyunu, kısa kuyruklu koyunlar grubuna girer. En önemli ırk özellikleri bol süt vermesi ve bir batında fazla kuzu doğurmasıdır. Geniş sürü hayvanı değildir. Çoğunlukla 3-5 ve bazen de 8 – 10 başlık ev sürüleri halinde beslenirler. Et verimi ve et kalitesi iyidir. Yapağısı orta kalite ve kuvvetli yapağı sayılır.

Doğu Friz koyunlarının vücudu ve başı beyaz renklidir. Bazen başta siyah ve kahverengi lekeler bulunur. Baş profili koçbaştır. Kulakları uzunca ve yatay durumdadır. Yüksek bacaklı, nispeten ince kemik yapılı olan Doğu Friz, koyunlarında karın iyi gelişmiş, göğüs yeter uzunluktadır. Kas gelişimi etçi ırklarda olduğu gibi iyi değildir. Konstitüsyonu süt tipine uygundur. Kuyruk kısa ve üzeri sert kıllarla örtülüdür. Oldukça iri hayvanlardır. Canlı ağırlık. koyunlarda 80 – 90 kg. koçlarda 100-120 kg.’dır.

Doğu Friz koyunu nispeten erken gelişir ve döl verme kabiliyeti yüksektir. İkiz kuzulama olağandır ve oranı çok yüksektir. Üçüz, dördüz ve beşiz doğuranlar da vardır. Süt verimleri, bakım ve besleme, yetiştirmenin teknik düzeyine göre değişmekle birlikle ortalama 500 kg.’dır. Kimi rekortmen koyunlarda 1000-1400 kg süt verimi görülmüştür. Elden yoğun yemleme yapıldığında bir çeşit süt ineği gibi yetiştirilmektedir. Ayrıca bütün yıl otlakça dolaştırılırlar. Yapağı verimleri ortalama 3-5 kg. kadar olup, sortiman 48’S (D) kabul edilir.

Doğu Friz koyunları son yıllarda kimi Akdeniz. ülkelerine götürülmüş ve üzerinde adaptasyon denemeleri yürütülmeye başlanmıştır.

Türkiye’ye başlangıçta küçük partiler halinde bir miktar Doğu Friz koyunu getirilmiş, ancak bunların saf yetiştirilmesinde başarı sağlanamamıştır. Daha sonra bu ırktan ıslah amacıyla yararlanılması düşünülmüş ve Tahirova Tarım lşletmesi’nde Kıvırcıklarla bir melezleme çalışmasına başlanılmıştır. Ege Universitesi Ziraat Fakültesi’nce yürütülen ilk çalışmada elde edilen sonuçlara göre Doğu Friz ile Kıvırcık arasında melezlemede tam bir uyum vardır ve birinci geriye melez aşamasında döllerin kendi aralarında çiftleştirilmeleri ve seleksiyonuyla elde edilen tiplerin Güney Marmara koşullarında yaşayıp çoğalabileceği görülmüştür. Tahirova adı verilen bu tip, koyun yetiştiricileri arasında büyük ilgi görmüştür, dahası başka yeni koyun tiplerin oluşturulmasında da rol oynamaktadır.

7.3.2. Romanov
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Romanov koyunlarının ilk örneklerinin anaçları 18 – 20 kg iken bugün 50 kg’dır. Rusya’nın önemli koyun ırkıdır. Döl verimi ve post kalitesine göre kaba yapağılı Kuzey Rusya koyunlarmdan seleksiyonla elde edilmiştir. Bugün Rusya’nın 30 ayrı bölgesinde yetiştirilmektedir. Romanov koyunları, Kuzey Rusya’nın iklim ve besleme koşullarına iyi uymuşlardır. Soğuğa ve sıcaklık değişikliklerine dayanıklıdır. Uzun bacaklı olmalarına karşılık küçük yapılı ve ince uzun kuyrukludur. Koçlarda canlı ağırlık 55 – 80 kg koyunlarda 45 – 50 kg En önemli verim özelliği, döl verimi ile kaliteli post üretimidir. Dö1 verimi %200-250’dir. İyi sürülerde 100 ana koyundan 350 yavru alınabilmektedir. Yıl içinde uzun süre kızgınlık isteği gösterdiklerinden yılda iki kuzulama elde edilebilir. Çok kalite sıcak ve hafif bir post üretirler. Beyaz ikin il kıllar, siyah birincil kıllardan uzun olduğundan post maviye yakın bir renk gösterir. Süt verimi de yüksektir. 100 günlük laktasyon döneminde 140-150 kg’dır. Yılda iki kuzulama post üretimi amacı ile uygulanmaktadır. Laktasyon bu yüzden kısa tutulmakta, fakat koyunlar sağılmaktadır. Rekor hayvanlardan 200 – 250 kg süt elde edilebilmektedir.

Günümüzde, Avrupa’nın birçok ülkesinde melezleme yolu ile Romanov koyunlarından yararlanılmaktadır. Bu şekilde kimi ırkların döl verimlerinin arttırılmasına çalışılmaktadır.

7.3.3. Langhe
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Akdeniz çevresinde yetiştirilen yüz milyondan fazla koyunda yetiştirme amacı ve başlıca verim yönü süttür. Yapağı ve et daima ikinci planda gelir. Süt verimi, yetiştirmenin başlıca amacı olmasına karşın, içlerinde hakiki süt koyunu olarak geliştirilmiş olanları sayılacak kadar azdır. Süt verim denetimleri ve süt yönünde ciddi damızlık seçimi sınırlı bir iki ırkta uygulanmakta, diğerleri üçlü verim amacı ile (triple purpose) yetiştirilmektedir. Sütçü tipler içinde en önemli olarak Langhe ve Sardunya koyunların sayabiliriz. Bunlar dan Langhe koyunu üzerinde daha fazla ıslah çalışmaları yapılmıştır.

Langhe ya da Lange adı Kuzey İtalya’da Piedmont’un Cuneo bölgesinin doğu kısımlarındaki arızalı bölgeye verilir. Bu bölgede yetiştirilen koyun da Langhe adını almıştır. İtalya’nın bu kısmında, koyun yetiştiriciliğin en önemli olduğu yerlerde, tepelerin çoğunluğu 500 – 700 metre yüksekliktedir. İklim değişiktir, kışın vadiler ılıman ancak tepeler soğuktur. Yazın tepeler serin ve rüzgarlıdır. Yağmur az toprak kısmen çorak ve özellikle yazın su kıtlığı çekilmesi bölgenin karakteristik özellikleridir.

Bu bölgede endüstri yoktur. Halkın başlıca uğraşı tarımdır. İşletmeler çoğunlukla küçük aile işletmeleridir ve başlıca üretimleri bağ-bahçe ürünleridir. Yem üretimi az olduğundan hayvan sayısı sınırlıdır. Arazi çalılık ve taşlık olduğundan sığır yetiştiriciliğinden daha çok koyunculuğa elverişlidir. Bu nedenle bölge halkının başlıca gelir kaynağını koyunculuk oluşturmaktadır.

Langhe ırkı Masson’un Alp ırkları diye tanımlanan sarkık kulaklı grup içine girer. Genel olarak kaba yapağılı İspanya ve Güney Fransa koyunlarına benzer. Oldukça iri yapılı olan bu ırkta cidago yüksekliği ortalama 74 cm.’dir. İnce kemikli ve süt tipine uygun konstitüsyonlu Langhe koyunlarında profil koç başlı olup boynuz yoktur. Vücudu beyaz yapağısı kaba ve uzundur.

Langhe ırkı Italya’nın en iyi süt koyunudur. Bir laktasyonda % 6.5 yağlı ve % 5.5 proteinli ortalama 200 – 300 kg süt verirler. İtalya’da koyun sütü yüksek ekonomik kıymeti olan bir üründür ve peynir endüstrisinin en önemli maddesidir. Bu sütlerden Rabiola denilen 400 – 600 g ‘lık yumuşak bir peynir yapılır ve 10 – 15 gün sonra taze olarak tüketilir. Bu peynir yalnız Piedmont da değil, bütün İtalyan ve Fransız Rivierası’nda meşhurdur. Ayrıca İtalya’da koyun sütünde fermantasyonlu diğer peynirler de yapılır ve yüksek fiyatla satılır.

Langhe ırkının körpe iken kesilen süt kuzuları meşhurdur. Yapağı verimi en az önemli olan verimidir. Kırkım ağırlığı 2 kg kadardır. Yapağı ancak yatak yorgan yapılır.

Langhe koyunları, aile işletmelerinde yetiştirilen ve genel olarak 3 – 5 baş beslenen bir ev koyunudur. Bir işletmedeki koyun sayısı nadiren l5’e kadar çıkar. Mevsimlik göç Langhe koyunculuğunda yoktur. Yetiştirme işleri Tarım Bakanlığının kontrol ettiği Çekirdek (Nukleus) denilen ünitelere bağlanmıştır. Yetiştiriciler koç katım zamanı koyunlarını koç besleyicisi denilen ve elinde yüksek değerli damızlık koçlar bulunduran şahıslara verir ve ücret karşılığında aşım yaptırırlar. Kadınlar ve çocuklar bahçe kenarlarında. yol boylarında ve çalılıklar arasında az sayıdaki koyunları otlatmaya çalışırlar. Mevcut çayırlara. hasattan sonra anızlara ve bağ arasına da koyun sokulur. Kış aylarında koyunlar kapalı yerlerde barındırılarak bağ artıkları ot ve saman ile beslenirler. Biraz daha düzenli yetiştiriciler ayrıca kesif yem de verirler.

Langhe koyunlarında döl verimi oldukça yüksektir. Genel olarak ikizlik çok görülür. Bir doğumda verdikleri en yüksek kuzu sayısı 3’tür. Sürü ortalaması olarak kuzu yetimleri % 156 olarak hesaplanmıştır. Akdeniz Bölgesinde iklim koşullarına uymuş bu koyun ırkı üzerinde dünyanın başka ülkelerine götürülerek yetiştirme denemeleri geniş ölçüde yapılmamıştır.

7.3.4. Lacaune
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Fransız koyun ırkları içinde birkaç tanesi tipik sütçü koyundur ve bunlar üzerinde ıslah çalışmaları çok dikkatli bir şekilde yürütülmektedir. Fransız süt koyunları içinde eskiden beri kaynakçaya geçmiş olan Larzac ile son yıllarda büyük ilgi toplayan Lacaune koyunları en önemli olanlarıdır.

Lacaune koyun ırkı, Fransa’daki yerli koyunlarla Kuzey Afrika kökenli Barbarin koyununun melezlenmesinden elde edilmiştir. Yüksek yapılı ve hafif koçbaşlıdır. Canlı ağırlık 45-55 kg.’dır. Beyaz vücutlu fakat kimi yerlerinde siyah lekeler de bulunan bu koyunların yapağıları düşük kalitelidir. Seleksiyon yolu ile vücudun yapağı ile örtülme derecesi arttırılabilmektedir. Yapağı kırkım ağırlığı 1 – 1.5 kg.’dır. Kuvvetli otlakların bulunduğu Aveyron bölgesinde geniş ölçüde Lacaune koyunu yetiştirilir ve bu bölge peynirciliği ile meşhurdur. Körpe kuzular 5 – 6 haftalık iken canlı ağırlıkları ancak 8 – 10 kg.’a ulaşır ve büyük bir kısmı bu çağda kasaba gönderilir. Bu süt kuzuları Akdeniz çevresinde çok makbul tutulur ve yüksek fiyatla satılır. Kuzuları böylece uzaklaştırılan ana koyunlardan elde edilen süt peynirhanelere satılır ve yetiştiriciye önemli gelir sağlar. Bugün Fransa’da koyun sütünden 200 çeşit peynir üretilmektedir. Bu üretilen peynirlerin satış fiyatı oldukça yüksek olduğundan süt koyunu yetiştiren çiftçiler geçimlerini rahatça sağlayabilmektedir.

7.3.5. Larzac
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Fransa’da yetiştirilen bu süt koyununa daha çok Aveyron ve Larzac bölgelerinde rastlanır. Yalnız miktarları pek az olduğu için fazla önemli sayılmaz. Küçük yapılı, canlı ağırlığı 35 kg olan bu ırkın yapağı kırkım ağırlığı 1 kg kadardır. Kuzular sütten kesildikten sonra sağımla elde edilen süt verimi 70 – 90 kg kadardır. Yaklaşık 800 – 1000 m yükseklikte zayıf topraklı yaylalarda yaşayan orta halli ve fakir aileler Larzac koyunu beslemekle geçimlerini sağlarlar. Bu koyunların sütlerinden değerli peynirler yaparlar.

7.3.6. İvesi
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Asıl anavatanı ve yayılma sahası Fırat ve Dicle nehirlerinin dolaştığı Mezopotamya bölgesi olan İvesi koyunları yurdumuzda Urfa, Gaziantep ve Hatay illerinde, daha çok Suriye sınırı boyunca alçak ve çöl karakteri gösteren kurak ovalarda yetiştirilir. Yabancı kaynakçada Awassi adı ile geçen bu koyun ırkı Akdeniz çevresinde İsrail ve ona komşu Arap ülkeleri ile Kuzey Afrikada yetiştirilmekte ve her yıl biraz daha yayılıp yetiştirme alanını genişletmektedir.

Yurdumuzda İvesi koyunları yerli koyun olarak asırlardan beri halk elinde yetiştirilmektedir. İsrail gibi kimi ülkeler zaman zaman kendi sürülerinde kan tazelemek için bizden İvesi koyunu satın almaktadırlar. Yalnız üzülerek kaydetmek gerekir ki, 1950 yılına kadar bu değerli koyun ırkı üzerinde hiçbir çalışma yapılmamıştır. Halkın gelenek ve göreneği ne ise onunla yetiştirmeye devam edilmiştir. İlk olarak 1950 – 1951 yıllarında Ceylanpınar Tarım İşletmesi’nde İvesiler üzerinde bir araştırma başlamıştır. Bu çalışma ile beraber Ceylanpınar Tarım İşletmesi’nde İvesi sürüsü büyütülmüş ve verim denetimine dayanan bir seleksiyonu ilk adımları atılmıştır. Bunu takip eden yıllarda Çukurova Harası, Mersin Alata Teknik Bahçıvanlık Okulu’nda birer İvesi sürüsü kurulmuştur. Daha sonra 1956 – 1957 yıllarında Ege ve Ankara Ziraat Fakülteleri Zootekni Bölümlerinde kurulan sürüler üzerinde Ankara ve İzmir koşullarında çalışmalara başlanmıştır.

Bugüne kadar çeşitli bölgelerde yürütülen çalışmaların sonucu göstermiştir ki, İvesi koyunları sıcak ve kurak iklimin hayvanı olmakla birlikte değişik çevre koşullarına uyabilmekte, Ankara gibi nispeten soğuk kara iklimine sahip çevrelerde bile başarı ile yetiştirilebilmektedir. Farklı çevre koşullarına uyabilme bakımından İvesi’lerin gösterdiği kabiliyet diğer sütçü koyunlarda bulunmayan değerli bir özelliktir. Çünkü Doğu Friz ve Sakız koyunlarında görüldüğü gibi, süt tipi koyunların çoğu alışkın oldukları çevreden alınıp değişik çevreye götürülünce süt ve döl verimlerini büyük ölçüde kaybetmekte ve hatta bazen hastalanarak ölmektedirler. İvesi koyunları üzerinde yapılan çalışmalar bu koyunların yurdumuzda daha geniş bir bölgeye yayılabileceğini ve süt koyunu olarak çeşitli tarım işletmelerinde başarı ile yetiştirilebileceğini göstermiştir. Ancak; ince kuyruklu kuzuya alışkın Batı bölgelerimizde et kalitesi yönünden İvesilerin fazla tutulmadığı bir gerçektir. Yağlı kuyruklu Dağlıç ve Karaman gibi koyun ırklarının ıslahında İvesi’lerden yararlanılabilir.

İvesi koyunları beyaz vücutlu kahverengi, kirli sarı ya da siyah başlı ve yağlı kuyrukludurlar. Kuyrukları tek parçalı, yuvarlakça, uç kısmı yukarıya doğru kıvrılarak çıplak bir oyukluk (mizabe) meydana getirir ve oyukluğun bittiği yerde yağsız bir kuyruk ucu görülür. Yapağıları kaba karışık tipte olup, kırkım ağırlığı 1.5 – 2. kg kadardır. Bu tip yapağı hali, kilim ve yatak yapımına uygun gelir. Canlı ağırlık koyunlarda 35 – 40 kg. koçlarda 50 – 55 kg. kadardır. Etleri çok iyi kaliteli sayılmaz. Özellikle çok yaşlı ve uzun süre sağılmış ana koyunlarda et lifleri kaba ve uzundur. Et lifleri arasında yağ toplanması azdır.

İvesi koyunları köy koşullarında bile kuzunun emdiği hariç 70 – 80 kg süt vermektedirler. İyi bakılan ve bir süre seleksiyona tabi tutulan sürülerde verim oldukça yüksektir. Ankara Ziraat Fakültesi’nde İvesi sürüsünde 150 – 200 kg, Ege Ziraat Fakültesi sürüsünde ve Ceylanpınar Çiftliği sürüsünde 250 – 300 kg süt veren birçok İvesi koyunu vardır. Islah çalışmaları bu şekilde düzenli yürütülürse süt verimi yakın gelecekte daha da yükselecektir. Ceylanpınar Çiftliği 1990 yılında ana koyun sayısı 25.000 civarında yükselmiş ve rekor verim olarak 500 kg. ulaşılmıştır.

İsrail’de büyük dikkat ve titizlikle yürütülen ivesi koyunu ıslah çalışmalarında çok başarılı sonuçlar elde edilmiştir. Sürü ortalaması olarak 350 – 400 kg.’ı bulan süt verimi rekortmen hayvanlarda 750 – 800 kg.’a ulaşmaktadır. Bu ırkta döl verimi çok yüksek değildir.

İvesi koyunlarında laktasyon dönemi diğer yerli koyunlarımızda çok uzundur. Ankara koşullarında bir özel yetiştirici İvesi koyunlarını Eylül ayına kadar sağabilmiştir. Yaz sonuna kadar sağılabilen bu tip süt koyunları bilhassa yoğurt yapımı bakımından değer kazanmaktadır. Uzun laktasyonlu süt koyunları yoğurt imalatı için büyük önem taşır.

Diğer süt tipi koyunların daha çok küçük ev sürüleri tipinde yetiştirilmesine karşılık İvesi ırkı sürü koyunculuğuna adapte olmuştur. Dayanıklı, kanaatkar ve çevik hayvanlardır. Türkiye’nin gelecekte en değerli süt koyunu olmaya adaydır. Ancak, yağlı kuyruklu olan bu ırkta et kalitesinin geri oluşunu dikkate alarak bu yönde bir melezleme üzerinde durarak yeni tiplerin geliştirilmesi de düşünülmektedir. Nitekim Ege Ziraat Fakültesi’nde bu maksatla İvesi x Doğu Friz melezleme çalışması yapılmaktadır. Bu çalışmadan elde edilen hafif yağlı kuyruklu koçlar Dağlıç koyunlarının ıslahı için yürütülen başka bir çalışmada kullanılmaktadır.

Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi İvesi koyun sürüsünde iyi bakım ve besleme koşulları altında 4 yaşını tamamlamış ortalama süt verimi 208 kg. olarak saptamıştır. Aynı hayvanlarda en düşük verim 158 kg. ve en yüksek verim 274 kg. olarak hesaplanmıştır. Üç dört generasyon yapılan bir seleksiyonı ve amaçlı çiftleştirme ile varılan bu sonuç 1963 yılı laktasyon döneminde daha da yüz güldürücü olmuş ve 350 kg. civarında süt veren İvesi koyunları görülmüştür.

7.3.7. Sakız
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Kökeni Sakız adası olan ve halen Çeşme, İzmir, İstanbul çevrelerinde ve güneyde Antalya ve Mersin’de az sayıda yetiştirilen bu koyun ırkı, ince ve uzun kuyrukludur. Vücudu beyaz olup, başta ve ayaklarda siyah nişaneleri vardır. Yapağısı kaba-karışık, düşük kalitelidir. İnce kemik yapılı, yüksek ayaklı ve nispeten zayıf konstitüsyonlu olan Sakız koyunlarında süt ve döl verimi belirli derecede yüksektir ve ayni zamanda uzun müddet sağılır. Bir doğumda 3-4 ve hatta kuzu veren Sakız koyunlarında ortalama döl verimi %l98’ dir.

Sakız koyunlarında bağ-bahçe kenarlarında 3-4 başlık küçük ev sürüleri halinde beslenirler. Bunun nedeni arazi ve tarım işletmesi durumunun bu şekle uygun olmasıdır. Uygun koşullara sahip olan kimi yetiştiriciler 15-20 koyunluk küçük sürüler bulundururlar. Bu koyun ırkı. ılık deniz iklimine alışkın olduğundan sert kara ikliminin egemen olduğu yerlerde ırk özelliklerini büyük ölçüde kaybetmekte ve döl veriminde belirli bir gerileme görülmektedir. Örneğin Ankara ve Eskişehir’de yetiştirilmek istenen Sakız koyunlarından normal döl alınamamıştır. Halbuki esas kökeni olan Sakız adası ve Çeşme’de normal olarak bu koyun fazla döl verir. Döl veriminde gerileme olduğu gibi süt veriminde de azalma olduğundan uzak ve sert iklimli bölgelere götürülen Sakız koyunları yok olup gitmiş ve bu yüzden fazla yayılamamıştır. Yakın zamanlara değin her yıl Çeşme’de düzenlenen Sakız koyunu sergisinden birçok meraklı koyun yetiştiriciler satın aldıkları Sakız koyunlarını yurdun birçok bölgesine götürmektedir. Antalya ve çevresi, yani güneyde kıyı şeridinde de Sakız koyunu yetiştirmek isteyenler başarıya ulaşmakta ve önemli bir güçlükle karşılaşmamaktadırlar.

Sakız koyunları yağsız uzun kuyrukludur. Fakat kimi hayvanlarda kuyruğun dip kısmında biraz yağ toplanır, ondan sonra uzun kuyruk ucu görülür. Kuyrukta yağ toplanması arttıkça hayvanın saf olmadığı düşünülür. Sakız ve Kıvırcık gibi ince kuyruklu koyun ırkları yağlı kuyruklu koyunlarla melezlemeye uğrarsa kuyruk dibinde bu tip yağ toplanması görülür. Böyle melez tiplerde Sakız koyununa has olan renk ve nişaneler de tanı olarak görülmez, nişaneler gelişi güzel bir hal alır.

Meme yapısı bol süt verimine uygun, geniş, sarkık ve çoğunlukla meme uçları kalındır. Genel olarak bezel karakterde memeye sahiptirler. Sütle dolu olunca şişkin, sağımdan sonra boş, pörsümüş bir durum gösterirler. Denemeler siyah ve ak başlı memelilerin beyaz memelilere oranla daha dayanıklı ve sütlü olduğunu göstermiştir. Genel olarak, etli meme olmamak koşulu ile memenin büyüklüğü ile süt verimi arasında yakın bir bağlılık vardır.

Sakız koyunlarında süt ve döl verimi bakım ve besleme durumuna göre çok değişir. İyi bakılan hayvanlarda iklim koşulları da uygun olmak kaydıyle 3 – 4 yavru verenler çok görülür. Laktasyon 6 – 7 ay kadar sürer ve kuzular sütten kesildikten sonra 150 – 200 kg. süt alınabilir. Günlük süt verimi 2 – 2.5 kg. kadar olabilir. Ancak bir ortalama vermek zordur. Her yetiştiricinin koşullarına göre bu verimlerde büyük farklılık görülür. Fazla kuzu veren bir koyun bütün kuzularını besleyecek kadar süt veremez.

Sakız koyunlarının etleri de oldukça lezzetlidir. Et lifleri arasında yağ toplanır ve et nispeten yumuşak olur. Süt kuzularının etleri sevilir ve aranır. Osmanlı İmparatorluğu devrinde en değerli kurbanlıklar Sakız koyunlarından yapılırdı. Canlı ağırlık koyunlarda 35-40 kg.. koçlarda 50-60 kg. kadardır.

Türkiye saf Sakız koyunlarının miktarı 3 – 4 bin kadar tahmin edilebilir. Her iklime uymadıklarından çoğalma ve yayılma şansları azdır. Süt ve döl verimini iyileştirmek için başka yerli koyunların ıslahında Sakız ırkından yararlanmak olasıdır. Tahirova koyunları ile Sakızlar arasında yapılan melezleme ile, entansif koyunculuğa uygun. yüksek verimli yeni bir tipin yetiştirilmesi üzerinde durulmaktadır.

7.3.8. Skopelos
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Ege Denizinde Skopelos adasında sadece belli bir bölgede yetiştirilen değerli sütçü bir koyun tipidir. Yunanistan’a ait bu adanın Glassa köyünde ve bu köyün çevresinde ılık iklimli küçük bir bölgede yetiştirilen Skopelos koyunu genel olarak beyaz renkli olup, göz ve ağız etrafında ve ayaklarda kırmızı lekeler bulunur. Yüz ve ayaklarda baş orta kulaklar uzun ve burun dış bükeydir. İnce kemik yapısına sahiptirler. Genel olarak koçları boynuzlu koyunları boynuzsuzdur. Meme iyi gelişmiş ve elastiki olup meme başları büyüktür. Yapağı orta kalın ve nispeten bir örnektir. Çabuk gelişen ve iyi süt emen kuzular 3 ayda 25 kg’a ulaşır. Etleri gevrek çok lezzetli ve yağlıdır, nispeten iri cüsseli olup, et verimleri iyidir.

Skopelos adası koyunları, hakim ve beslemeye bağlı olarak 400 – 450 kg. süt verebilmektedirler. Erken kuzulama olur ve kuzular sütten kesildikten sonra 5-6 ay sağım yapılır. Laktasyonun başında günde 2.5 – 3.0 kg. süt veren koyunlar pek çoktur. Bu koyunun diğer bir özelliği de bir doğuruşta 3 -4 ve bazen 5 kuzu meydana getirmesidir. Bir doğumda 6-7 yavru veren koyunlara da rastlanmıştır. Ancak 4 yavrudan itibaren besleme güçlüğü başlar. Bu değerli koyun değişik çevre koşullarına karşı çok duyarlı olduğundan nereye götürülmüşse başarısızlığa uğramıştır. Hatta adanın kuzey kıyısında bile aynı sonucu vermemektedir.

7.3.9. Midilli
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Midilli koyunu adını yetiştirilmekte olduğu Mıdilli (Lesbos) adasından almaktadır. Yerel olarak geliştirilmiş İzmir ili çevresinde yetiştirilen Kama Kuyruk (Dağlıç x Kıvırcık) koyunlarının bir benzeri olduğu ileri sürülmektedir.

Canlı ağırlık Koçlar 60 kg.. koyunlar 40 kg.
Renk Genellikle beyaz. Burun ve ayaklarda siyah koyu kırmızı lekeli.
Yapağı Kaba – karışık
Boynuzlar Koçlar küçük boynuzlu, koyunlar boynuzlu ve boynuzsuz.
Kuyruk Çok uzun ve ince (36-39 cm.)
Yapağı ağırlığı Koçlarda 1.5 – 2. Kg, koyunlarda 0.75 – 1.25 kg.
Et verimi 30 günlük kuzularda 8 – 10 kg karkas, Koçlarda 25 – 35 kg ve koyunlarda 18 – 20 kg karkas vardır.

7.3.10. İmroz
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

İmroz (Gökçeada) adası ve kısmen Çanakkale çevresinde yetiştirilen İmroz koyunu beyaz yapağılı, ince uzun kuyruklu, küçük cüsseli bir ırktır. Baş ve bacaklar siyah lekelerle örtülüdür. Gökçeada koşullarına uymuş bu ırk daha çok süt verimi yönünden dikkati çekmektedir. Bu nedenle, bu koyunun ıslahına yönelik çalışmalarda süt ve döl veriminin geliştirilmesi amaç edinilmektedir. İmroz koyunun ıslahı ilk defa 1954 yılında Tarım Bakanlığı tarafından ele alınmış ve bu amaçla Gökçeada 65 başlık bir sürü Kumkale Tarım İşletmesi’ne getirilmiştir. Daha sonraları bu sürü kadrosu arttırılarak çalışmalar aralıksız sürdürülmüştür. Ayrıca Gökçeada’da da bir koç deposu kurulmuştur. Gökçeada Tarım işletmesi kurulduktan sonra Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü, çiftlik bünyesindeki İmroz koyun sürülerinden küçük bir grup oluşturulmuş ve bunlarla Tahirova melezlemelerine başlanmıştır. Bu çalışmanın amacı, İmroz koyunları bir taraftan saf yetiştirme ve seleksiyonla diğer taraftan da Tahirova ile melezleyerek süt ve döl verimi yüksek sütçü bir tip halinde ıslah etmektir. Gökçeada koyunu adı verilen bu yeni tip üzerindeki çalışmalar sürdürülmektedir.

Bu koyun üzerinde yapılan bir araştırmaya göre İmroz koyununda tek doğumlar çoğunluğu oluşturur. İkizlik oranı ise % 20 düzeyinde gerçekleşmektedir. Kuzular doğumda 3.7 kg , 3. ayda 21.1 kg canlı ağırlık göstermektedirler. Ergin yaş canlı ağırlığı ise 33 – 52 kg arasında değişmek üzere ortalama 40 kg’dır.

Aynı araştırmada 215 kayıta dayanarak hesaplanan laktasyon süt verimi, 27- 103 kg arasında değişmek üzere 53.6 kg.’dır. Değişim sınıfları 60 – 200 gün arasında olmak üzere ortalama laktasyon süresi 122.5 gündür. Süt yönünden tanınmış yerli koyunlar içinde cüssesine oranla en çok süt veren koyun ırklarından birisidir. Araştırmada İmrozlarda 1.41 düzeyinde nispi süt verimi hesaplamıştır.

Bir batına düşen kuzu sayısı üzerinde hesaplanan döl verimi 1. 19’dur. İlk 4 ay içinde dişi kuzuların yaşama güçleri % 81.36 olarak saptanmıştır.

İlk kırkımda yapağı verimi ortalaması 1.35 kg ergin yaşta ise 1.89 kg.’dır. Yerli ırk koyunlarımız içinde en uzun yapağıya sahip olan İmrozlarda yapağı 36’S – 40’ S arasında bulunmakta ve kaba-karışıktır.

7.4. Kürk koyunları
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Kimi koyun ırklarının körpe kuzularında yün örtüsü kıvrımlı, bükleli ve kürk yapımına elverişli olur. Örneğin Güney Anadolu’da ve özellikle Toros bölgesinde yetiştirilen ve Güney Karamanı denilen koyunların genç kuzularından bukleli post elde edilir ve bunlardan iç kürk yapılabilir. İvesi koyunlarının kuzularında da bir ölçüde bukleli ve iç kürk yapımına uygun post elde edilebilmektedir. Bunlar iyi kaliteli sayılmayan ve daha çok bölgesel gereksinmeleri karşılamaya yarıyan küçük örneklerdir. Çok eski yıllardan beri Anadolu bu tip kürkler ve eskiden kullanılan kalpaklar yapılmıştır. Asıl kürk koyunları denince akla gelen ve dış kürk yapımı bakımından dünyanın her tarafında tanınan Karagül koyunudur ve bu yönden Karagül rakipsiz bir hayvandır.

7.4.1. Karagül
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Karagül koyunları başlıca kuzularından kürk için post elde etmek amacıyla yetiştirilir. Yağlı kuyruklu koyunlar grubuna giren bu ırkın asıl yayılma alanı Güney Rusya, Türkistan, Özbekistan, Afganistan, Pakistan ve İran’dır. En yüksek kaliteli Karagül postu Buhara’da elde edilmektedir. Karagül koyunu bu bölgeden doğum ve Buhara’nın yerli koyunudur. Yukarıda sayılan ülkelerden başka, Romanya, Macaristan, Avusturya, Almanya, Fransa, İtalya, Güney Afrika, ırak ve Türkiye’de Karagül koyunu yetiştirilmektedir.

Karagül adı, Karagül anlamına gelmek üzere Kara Kul köyünden gelmektedir. Buhara, denizden 2500 metre yüksekte ve kurak bir iklime sahiptir. Bitki örtüsü çok kuvvetli değildir. Bu koşullar altında ancak çok dayanıklı koyun ırkları yaşayabilmektedir.

Kürk ticaretinde ençok rastlanan siyah renkli Karagül postlarıdır. Arabi denilen siyah Karagül’lerin derisi koyun renklidir ve ayrıca ağız, burun ve tırnaklarda da siyah lekeler görülür. Karagül’ün ikinci tipi Kanberi denilen ve kahverengi post veren hayvanlardır. Gerek siyah ve gerekse kahverengi Karagül koyunları uzun müddet elde tutulur ve yaşlı koyun haline gelirlerse renk ağarır, daha çok kül rengine döner ve kısmen beyazlaşır. Fakat bu duruma gelen analar doğurduklarında gene eskisi gibi koyu renkli kuzu meydana getirirler. Üçüncü tip Karagül mavimsi kül renklidir ve bunlara Şirazi denir. Bunların kuzularında post kül renkli, kulak ve ayaklar mavimsidir. Kül renginin meydana gelmesi, renkli ve renksiz kılların yan yana gelmesi ile olur. Renkli kılların sayısına göre açık ya da koyu renk teşekkül eder.

Karagül koyunlarının yeni doğmuş körpe kuzuları güzel şekilli ve desenli posta sahiptirler. Bu bukleler ve şekiller kuzu büyüdükçe bozulur ve ilk günlerdeki gösterişini kaybederler. Bu bakımdan bayanların rağbet ettikleri en iyi kalite kürkler 1 – 2 günlük iken kesilen kuzulardan elde edilir. küçük kuzunun post kalitesi iyi olmakla birlikte genişliği fazla değildir. Kuzu büyüdükçe daha geniş post verir, ancak kalite düşer. Yeni doğan kuzuda kalın kıllar bir takım şekillerin iskeletini oluşturur ve bu iskelet etrafına bir miktar ince kıl sarılmıştır. Böylece çeşitli şekiller meydana gelir. Post üzerinde çeşitli isimler alan, değerli ya da az değerli sayılan şekiller görülür. Bu şekillerin bozulmaması için olası olduğu kadar kuzunun erken kesilmesi gerekir. Ayrıca kesimden sonra şekillerin sürekli hale gelmesi için postların özel usullerle terbiye edilmesi gerekir. Bu işlerin usulüne göre yapılması ve postların en iyi şekilde değerlendirilmesi için birçok ülkelerde büyük endüstri kolları kurulmuştur.

Karagül koyunlarından doğan kuzuların iyi kalite post verip vermeyeceği doğumu izleyen ilk günlerde yapılan muayene ile anlaşılır. İleride damızlık olacak koç ve koyunların da muayeneleri ve seçimleri kuzu devresinde yapılır. İlk 2-3 gün içinde yapılan muayene ile postların değeri anlaşılır ve kartlara bunlar hakkında notlar yazılır. Kuzular muayene edilirken, renk, bukle şekli ve büyüklüğü ile postun bukleler bakımından bir örnekliliği incelenir. Ayrıca buklelerin parlaklığı kıvrılma dereceleri ve şekilleri ile bunları meydana getiren kılların tipleri incelenir. Bukleler, silindir, fasulye, bakla, gül ve tirbişon gibi çeşitli şekiller gösterir. Tirbuşon şeklindeki bukleler değersiz sayılır. Kıllar ne kadar sık ve bukleler de ne kadar bir örnek ve parlak gözükür. Kürkün parlak olması da yine bu duruma bağlıdır. Bunun aksi olursa, yani kılların uçları görülürse post mal renkli olur.

Karagül koyunları yağlı kuyrukludur. Koçlar boynuzlu. koyunlar ise boynuzsuzdur. Vücut tipik karışık yapağı ile örtülüdür. Yapağı içinde çok kalın, orta kalın ve ince kıllar bulunmaktadır. Kırkım ağırlığı 2-3 kg.’dır. Bu tip yapağının dokuma endüstrisinde fazla bir önemi yoktur. Canlı ağırlık koçlarda 50-60 kg, koyunlarda 40-50 kg.’dır. Eti nispeten lezzetli sayılır.

Karagül koyunlarının süt verimleri fazla değildir. Kuzuları erken kesilen koyunlar 3 – 4 ay sağılır ve 35 – 40 kg. süt verirler. Kuzularının hangi çağda kesildiği elde edilecek post tipine ve kalitesine bağlıdır. Bu bakımdan çeşitli ülkelerde farklı yöntemler uygulanmakta ve elde edilen postlar da yine çeşitli şekillerde sınıflandırılarak değerlendirilmektedir. Postlar ne kadar küçük olursa, bir kürk yapımı için o kadar fazla sayıda posta gerek duyulur ve böyle kürkler kıymetli sayılır.

Türkiye’de küçük ölçüde Karagül yetiştiriciliği Atatürk Orman Çiftliği’nde Atatürk zamanında başlamıştır. Bugün Kazova Tarım İşletmesi’nde orta büyüklükte bir Karagül sürüsü vardır. Bu yetiştirme kolu bizde henüz gelişmemiştir. Kimi yerli koyunlarımızla Karagül arasında melezleme yaparak orta kalite kürk elde edilmesi için son yıllarda çalışmalar yapılmıştır.

7.5. Kombine verimli yerli koyunlar
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Islah edilmemiş yerli koyun ırkları, genel olarak tarımı iyi gelişmemiş ülkelerde, kötü bakım ve besleme koşullarında yetiştirilebilirler. Bunlar üzerinde sürekli bir ıslah çalışması yapılmadığından hem cüsseleri küçük ve hem de verimleri azdır. Kimi ülkelerde bu koyunlardan tüm koyun verimleri elde edilmek istenir. Süt, et ve yapağıdan aynı zamanda yararlanılır. Bu neden de bu gibi koyunlar kombine verim yönlü olarak kabul edilir. Yabancı ülkelerde yetiştirilen kombine verimli yerli koyunlar ile Türkiye’de koyunculuğun bel kemiğini oluşturan yerli koyunları ayrı bölümler halinde inceleyeceğiz.

7.5.1. Yabancı ülkelerde yetiştirilen kombine verim yönlü yerli koyunlar
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Hemen her ülkenin kendine özgü yerli koyun tipleri vardır. Bu yerli koyunlar tarımı ileri gitmiş ülkelerde çeşitli amaçlarla ele alınarak ıslah edilmiş ve az çok değerlendirilmişlerdir. Avrupa’yı dikkate alarak diyebiliriz ki Manş denizinden Marmara denizine bir hat çekecek olursak, bu hattın kuzeyinde kalan ülkelerde yerli koyunlar yapağı et yönünde ıslah edilmiş ve edilmektedir. Aynı hattın güneyinde kalan ülkelerde ise yerli koyunlar süt verimi başta olmak üzere kombine yönlü yada tipik süt koyunu olarak ıslah edilmeye çalışılmıştır. Bu ifade ile açıkça şu noktayı ortaya koymuş oluruz; Kuzey Avrupa ülkelerinde yerli koyunların ıslahında yapağı-et yönü başta gelmektedir. Ancak burada söz konusu yapağı, merinos tipi ince yapağı değildir. Güneyde ve özellikle Akdeniz havzasında ise süt yönü birinci planda dikkate alınmaktadır. Nitekim koyun sütünden peynir yapımı Akdeniz ülkelerinde önemli bir ekonomik konudur.

Asya ve Afrika gibi tarımın İyi gelişmediği ülkelerde yerli koyun ırklarının hemen hemen doğaya terkedilmiş gibi geri bir sistem içinde yetiştirildiğini görmekteyiz. Et. süt ve yapağı verimini aynı derecede önemli sayan fakir çiftçi ailelerinde ve bazen de olanakları nispeten iyi olan geniş sürülerde herhangi bir verim denetimi ve seleksiyon yapmadan yürütülen bu koyunculuk şekli Türkiye’nin etrafında birçok komşu ülkelerde görüldüğü gibi, kimi Güney Amerika, Afrika ve Asya ülkelerinde de görülmektedir. Kaba-karışık yapağı, küçük yapı ve düşük süt ve yapağı verimi bu yerli koyunların başlıca özelliğidir. Kimi tiplerde lezzetli ve gevrek ete rastlanır. Bu tip yerli koyunlar çok az masrafla yetiştirilmekte olduğundan az verimli olmalarına karşın yine fakir aile işletmelerinin en büyük ekonomik dayanağı olmaktadır. Başka bir deyişle o koşullarda çiftçinin gelir sağlayabildiği tek üretim koludur. Hemen her ülkede gelişen tarıma koşut olarak bu tip koyunculuğun da yavaş yavaş yönü değiştirilmeye çalışılmaktadır. Bu bahsedilen kombine verim yerli koyunlar bugünkü dünya koyunculuğu bakımından fazla bir değer taşımazlar. Ancak o ülkelerin köylü işletmeleri bakımından yaşamsal bir değer taşıdıkları açıktır.

7.5.2. Kombine verim yönlü Türkiye yerli koyunları
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Türkiye’de çok fazla koyun yetiştirilmesi ve koyunlarımızdan her türlü verimin aynı zamanda elde edilmesi bizim için övünülecek bir durum değildir. Kurak iklim, verimsiz toprak ve zayıf otlakların ortaya koyduğu tarım koşulları başka herhangi bir üretim koluna uygun düşmediği için böyle yerlerde koyunculuk yapılmaktadır. Bu koyunculuk. halı-kilim tipi kaba yapağı ile hayvan başına çok düşük et ve süt verimi için yapılmaktadır. Yurdumuzun her tarafından durum aynı olmamakla birlikte, genel görünüm böyledir.

Türkiye yerli koyunlarının kombine verim yönlü olması, asırlardan beri süregelen ihmalin sonucu olarak, doğa ne verirse onunla yetinmenin bir sonucudur. Yerli koyunlarımızı, Yağlı Kuyruklular, İnce ve Yağsız Kuyruklular olmak üzere iki grupta toplayabiliriz.

7.5.2.1. Yağlı kuyruklu yerli koyunlar
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Yağlı kuyruklu koyunlarımız içinde en önemlileri, Karaman, Dağlıç ve İvesi’dir. Daha az önemli, yöresel tipler olarak da Hedik, Tuğ, Hemdin ve Ödemiş’i sayabiliriz.

7.5.2.1.1. Karaman
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Yerli koyunlarımız arasında. yayılış alanı ve sayı bakımından. Karaman koyunları başta gelir. Bütün Orta ve Doğu Anadolu bölgesine yayılmış bulunan bu ırk, tipik kara ikliminin hüküm sürdüğü bölgelerde yetişir ve uzun asırlardan beri bu koşulları uymuşlardır. Batıda Sakarya Havzası, Eskişehir ve Kütahya ile doğu sınırlarımıza kadar her yerde yetiştirilen Karaman koyunları yayla hayvanı olarak tanınmış olup, kıyı şeritlerinde görülmezler. Kurak iklimi, seyrek otlu fakir Anadolu otlaklardaki koşullara uymuştur. Bu yerli koyun ırkı açlığa ve kötü koşullara karşı dayanıklıdır. Kuyrukta toplanan yağ bir yedek besin deposu görevini üstlenir ve açlık döneminde hayvanlar gereksinme duydukları enerjiyi sağlamak için bu yağı kullanırlar.

İlkbahar aylarında yeşillenen Anadolu otlakları yaz içinde çok çabuk sararır ve kurur. Bu koşullarda Karaman koyunları olabilirse yaylalara çıkartılır ya da otlakta kurumuş otlarla anızlardan yararlandırılmaya çalışılır. Kış ay düzenli bir yemleme ender görülür. Genel olarak karlı otlaklardan otlamaya çalışan koyunlara iki üç aylık sert kış döneminde biraz dane yem ile saman ve ender olarak ot verilir. Bu yüzden yaza çıkarken koyunlar zayıf düşerler. Sert kışlarda açlık yüzünden büyük kayıp verilir. Et, süt ve yapağı verimleri ile, yurdumuzda çoğunluğu oluşturan fakir aile işletmelerine büyük destek olan Karaman koyunları geri tarım koşullarının temsilcisidir. Bu koyunların ıslahı ya da yerlerine daha iri yapılı etçi ırkların konması ileri sürülürken herşeyden önce yukarıda açıklanan çevre koşullarının iyileştirilmesi gerekir.

Düzenli ağıl ve barınaklardan yoksun olan Karaman koyunları ıslah edilmemiş ilkel yerli ırkların en tipik örneğidir. Kaba-karışık yapağılı, yağlı kuyruklu olan bu ırkta et kalitesi çok iyi sayılmaz. Yağ kuyrukta toplandığından et lifleri arasında nadiren yağ çizgilerine rastlanır. Etleri kuru ve sert olup, lifleri kabacadır. Genç ve iyi besili hayvanlarda et nispeten daha iyi kalitelidir. Canlı ağırlık koyunlarda 35 – 40 kg koçlarda 40-50 kg kadardır. Kuyruk iki parçalı ve yandan bakınca alt kısmı yani üçüncü parçası S harfi şeklinde kıvrılmıştır. Genel olarak koyunlar boynuzsuz, koçlar boynuzludur.

Karaman ırkının yapağısı tipik kaba-karışık yapağıdır. Kırkım ağırlığı 1.5- 2.0 kg kadardır. Yün içinde üst kaba kıllardan başka ölü kıllar ve kemp karakterinde kıllar görülür. Böylece yapağıda birörneklik çok kötüdür. Yapağı. halı-kilim tipi yapağı olarak kabul edilir. Malya ve Ulaş Tarım İşletmeleri’nde yapılan seleksiyon çalışmaları sonunda Karamanlarda nispeten bir örnek 50’S (C) sortimanda yapağı elde edilmiştir. Seleksiyonla kaba kıllar ve öz kanalı içeren ölü kıllar hızla azaltılabilmektedir.

Karaman koyunları 3-4 aylık bir laktasyon devresinde kuzunun emdiği hariç, 25-30 kg süt verirler. Kimi bölgelerde ve iyi bakım-besleme koşullarında süt verimi biraz daha yüksek olur. Renk bakımından iki önemli varyete görülür. Bunlar Akkaraman ve Morkaraman’dır. Sayı itibariyle yurdumuzda 20 – 25 milyon Akkaraman ve 8 – 10 milyon Morkaraman koyunu bulunduğu tahmin edilmektedir.

7.5.2.1.2. Akkaraman
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Batıda Eskişehir’den ve Kütahya’dan başlayarak Doğuda Sivas’a kadar, sahillere inmemek kaydıyla. bütün Orta Anadolu’da yetiştirilir. Vücut beyaz olup, ağız, burun, göz etrafı, kulak ve ayaklarda siyah lekelere rastlanır. Bu siyah lekeler vücuda sıçramaz ve vücut beyaz renkli yapağı ile örtülüdür. Pek az koyunda vücutta siyah lekelere rastlanır.

Akkaraman koyunlarının yapağılarını inceltmek ve birörneklik bakımından ıslah etmek için girişilen Merinos melezlemesi çalışmalarında karşılaşılan en önemli sorun melezlerde görülen alacalık durumudur. Belli vücut kısımlarına toplanan siyah renk melezlerde bütün vücuda dağıtarak siyah-beyaz ve kahve rengi-beyaz alaca hayvanlar meydana gelmektedir. Pek az oranda beyaz renkli bireyler de meydana gelmektedir. Seleksiyon yolu ile alacalığın ortadan kaldırılması ya da azaltılması önemli bir sorun oluşturmaz.

Akkaramanlar küçük başlı, nispeten yüksek bacaklı, düşük sağrılı ve dar göğüslü olup, cidago yüksekliği ve vücut uzunluğu birbirine yakındır. Canlı ağırlık bölgeye ve hayvanın yaşına göre değişmek üzere koyunlarda 35 – 50 kg arasında değişir. Süt verimi de sürüden sürüye farklılık gösterir. Genel olarak 25 – 30 kg süt verdikleri kabul edilirse de kimi bölgelerde ve iyi sürülerde ortalama süt verimi 50 – 60 kg’a çıkabilir. Kuyruk orta büyüklükte ve 5 – 6 kg ağırlığındadır.

Güney Doğu Anadolu’nun kimi bölgelerinde Karakaş ismi ile tanınan koyunlar da Akkaraman’ın başka bir tipidir. Bunların vücutları beyaz. burun, yanak, göz etrafı ve tırnakları siyah olup, bazen vücuda siyahlık sıçramıştır. Ayrıca kuyruğun üçüncü parçası, birinci parçadan uzun olup, aşağıya doğru sarkmış durumdadır.

Orta Anadolu’da Akkaraman’ların daha fazla süt vermelerini sağlamak için Gözlü Tarım İşletmesi’nde Akkaraman x İvesi melezlemesi yapılmıştır. İkisi de yağlı kuyruklu olduğundan, melezlemeden ortaya çıkan bu tip yine yağlı kuyruklu olmuştur.

Akkaramanlardan 3 – 4 kat daha fazla süt veren bu melez tipe Gözlü Koyunu adı verilmiştir. Çevrede birçok yetiştirici süt verimi yüksek olan bu tipe ilgi göstermektedir. Bu da gösteriyor ki, Orta Anadolu’nun kurak koşullarında bile koyunda süt verimi üzerinde durmak gerekmektedir.

7.5.2.1.3. Morkaraman
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Genel olarak doğu illerimizde kısmen kuzey doğu ve güney doğu bölgelerimizde Mor yada Kızıl Karaman denen karaman varyetesi yetiştirilir. Renkleri kızıldan mora kadar değişmekle birlikte göz, ağız ve burun etrafı daha açık baş ve ayaklar vücuda nazaran daha koyu renklidir. Kuzular doğumda, mordan siyaha kadar değişik renk gösterirler ve bazen de daha açık renkli doğarlar. Erkek ve dişilerde boynuzlu ve boynuzsuz olanlara rastlanır. Dişiler küçük boynuzlu, koçlar büyük helezoni boynuzlu olurlar. Canlı ağırlık ve cüsse bakımından Akkaramanlardan daha büyüktür.

Morkaramanlar buyük yağlı kuyruklu olup kuyruk omurları 12 – 17 arasında değişir ve çoğunlukla l3’tür. Kuyruğun şekli ve topladığı yağ miktarı bölgeye ve bakım-besleme durumuna göre değişir. Kuyruğun vücuda birleştiği yerden ya da onun biraz önünden kuyruk yağı başlar. Kuyruk üç parçadan ibarettir. Birinci kısım yuvarlakça, uzunluk ve genişliği değişebilen bir yağ kitlesidir. İkinci kısım daha küçük olup, kalp ya da koni şeklindedir. Büyüklüğü besleme durumuna göre değişir. Üçüncü kısım kuyruk ucudur. Kuyruk ucu genel olarak aşağıya düşüktür. Kuyruk omurları iki defa bükülme yaptığından yatık S şekli meydana gelmektedir, Bükülmelerin kaçıncı omurlar üzerinde görüldüğü üzerinde bir takım incelemeler yapılmıştır, bükülmeler çoğunlukla 3. ve 8. omurlarda görülmektedir. Bu bakımdan Ak ve Morkaramanlar arasında bazı ufak farklar vardır. Kuyruk ağırlığı Akkaramanlardan biraz daha fazla olup, ortalama 6-7 kg kadardır. Fakat bazen Morkaramanlarda 15 – 20 kg. ağırlığında kuyruğa rastlanır.

Canlı ağırlık da Akkaramanlardan fazladır ve koyunlarda ortalama 45 – 50 kg, koçlarda ise 50- 60 kg ve kimi sürülerde 70 kg kadardır. Süt verimleri 25 – 30 kg’dır. Bazan daha yüksek süt veren sürülere de rastlanır. Yapağı kaba-karışık yapağıdır. Yapağı sıklığı ve yumuşaklığı Akkaramanlardan daha iyidir.

7.5.2.1.4. Güney Karamanı
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Güney ve Güney Batı illerinde ve özellikle Toros bölgesinde yetiştirilen ve Karagüle daha çok benzeyen bu tip Karaman’ın bir varyetesi olarak kabul edilir. Siyahtan kül rengıne kadar renk nüansı gösterirler. Ergin hayvanlar kül renklidir, Genç kuzularda nispeten güzel bukleli postlar görülür. Karagül ve benzeri kürk yönünde yetiştirme bakımından ve melezleme maksadıyla bu varyeteden yararlanma söz konusudur. Kuyruk nispeten küçüktür. Yapağı ve süt verimleri diğer Karamanlar gibidir.

7.5.2.1.5. Dağlıç
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Dağlıç koyunları Batı Anadolu Eskişehir, Kütahya, Afyon, Aydın, Muğla ve kısmen Isparta, Burdur ve Antalya illerinde yetiştirilmektedir. Kıvırcık ve Karaman koyunlarıyla meydana gelen melezlemeler sonucu Dağlıç’tan farklı başka tipler de meydana gelmiştir. Kıvırcık x Dağlıç melezlerine Kama Kuyruk, Dağlıç x Karaman melezlerine de yöresel olarak Çandır ve Kesbir adları verilmektedir.

Dağlıç’ta vücut beyaz olup. ağız, burun ve göz etrafında siyah ve kahverengi lekeler görülür. Genel olarak koyunlar boynuzsuz, koçlar büyük helezoni boynuzludur. Alaca ve siyah renkli Dağlıç koyunları da vardır. Yetiştiriciler, kara gözlüleri, kulaklarının yarısı ve ağız-burun kısmı siyah olanları tercih ederler. Siyah alaca vücutlu olanların siyah lekeleri yaş ilerledikçe ağarır ve kırçıl renge döner.

Kuyruk tek parça, oval ve kısmın uzunca olup, uca doğru nispeten daralıp sivrilme görülür. Kuyruğun orta kısmında bir oyuk (mizahe) görülür ve kuyruğu iki kısma böler. Yağsız kuyruk ucu, şekil ve yön itibariyle çok değişiklik gösterir.

Canlı ağırlık. otlak koşullarında 30-40 kg besili olanlarda 45-50 kg. kadardır. Et kalitesi Kıvırcık ve Karayakalardan sonra gelmek üzere iyi sayılır. Yapağı kaba-karışık tipte 46’S – 50’S (C-E) sortimanında olup, kırkım ağırlığı 2 kg kadardır. Oldukça sağlam ve kuvvetli olan dağlıç yapağısı iyi bir hali yapağısı sayılır. Halıcılığın iyi geliştiği Isparta ve Göller Bölgesinde Dağlıç koyunu yetiştirilir. Dağlıç sürülerinde nispeten ince yapağılılar planlı bir seleksiyonla ayrılıp bunlar üzerinde yetiştirme yapılırsa spor kumaş için uygun tipte yapağı elde edilebilir. Canlı ağırlık ve et verimi de geliştirildiği takdirde değerli bir ırk olabilir. Süt verimleri 25 – 30 kg.’dır. Yurdumuzda 6-7 milyon kadar Dağlıç koyunu vardır.

Dağlıç ırkının ıslahı konusunda E.U. Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü Acıpayam Tarım İşletmesi’nde bir çalışma yürütmektedir. Kuyruğu küçültmek süt ve döl verimini arttırmak suretiyle yürütülen bir çalışmada İvesi ve Doğu Friz ırklarından yararlanılarak üçlü melez Acıpayam Koyunu geliştirilmiştir.

7.5.2.1.6. İvesi
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Yurdumuzun Güney Doğu Bölgesine has bir yerli koyun olan İvesiler süt veriminde gösterdikleri üstünlük nedeniyle mümkün olan her bölgede yetiştirilmekte ve hızla yapılmaktadırlar. Süt tipi koyunlar bahsinde de bu konuda açıklama yapılmıştır. Ceylanpınar Tarım İşletmesi’nde bir İvesi sürüsü kurulmuştur. Diğer yerli koyunlarımız gibi kötü koşullarda yetiştirilen İvesi koyunlarını süt yönünden geliştirmek için ayrı bir dikkate ve önemle ele almak zorundayız. Ayrıca İvesi ile yapılacak melezlemelerden yeni tiplerin elde edilmesi de izlenmesi gereken ayrı bir konudur.

7.5.2.1.7. Herik (Yöresel yağlı kuyruklu koyun ırkları)
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Amasya, Sivas, Çorum ve kısmen Samsun, Trabzon ve Rize bölgelerinde yetiştirilen bu koyun kuyruk yapısı bakımından Dağlıç’ı andırır ve fazla önemli olmayan bir bölgesel tiptir. Kimi kaynakçada bu koyuna Amasya Heriği de denilmektedir. Kimi bölgelerde halk arasında yanlış olarak, kuyruk yapısı nedeniyle. Dağlıç olması gereken koyunlara da Herik denmektedir. Halbuki bunların kuyruğu Dağlıç’tan farklıdır. Dağlıç’ta kuyruğun esas yağlı kısmı, arkadan bakılınca uzun ve oval şekle yakın ve yassıdır. Kuyruğun aşağıdaki uç kısmı ise yağsızdır ve kuyruk ortasında oyukluk (mizabe) vardır. Herik koyunlarında ise kuyruğun yağı yukarıda geniştir ve aşağıya doğru indikçe daralır. Kuyruk ucunda birden bire yağsızlaşan sivri kısım yoktur, yağ kitlesi kuyruk ucuna doğru olarak daralmaya devam eder.

7.5.2.1.8. Tuj (Yöresel yağlı kuyruklu koyun ırkları)
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Yağlı kuyruklu olan bu koyunda, kuyruk çok kısa ve kuyruk omurları orta kısımda yukarıya doğru bükülmüş ve yağsız uç kısmı aşağıya doğru yönelmiştir. Doğu Bölgelerimizde Kars, Ardahan ve Iğdır çevrelerinde az sayıda yetiştirilen bu koyunlar beyaz renklidir. Yapağıları kaba-karışık yapağıdır.

7.5.2.1.9. Hemşin (Yöresel yağlı kuyruklu koyun ırkları)
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Karadeniz kıyıları ile Kuzey Doğu Bölgelerimizde ve özellikle Artvin havalesinde yetiştirilen bölgesel bir koyun tipidir. Kuyruk dibi yağlı olup aşağıya doğru uzayan yağsız bir uç kısmı vardır. Renk çoğunlukla kahverengi olur. Ancak siyah ve açık renkler de görülebilir. Yapağıları kaba-karışık cüsseleri karaman gibi, etleri orta ve süt verimleri de azdır.

7.5.2.1.10. Ödemiş (Yöresel yağlı kuyruklu koyun ırkları)
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Batı Anadolu’da Ödemiş çevresinde yetiştirilen büyük yağlı kuyruklu bir koyun tipi vardı. Üzerinde esaslı bir inceleme yapılmamış olmakla beraber bunun da diğer ırklardan farklı bir mahalli tip olduğu kabul edilebilir.

Verimleri:

Et : Et kalitesi düşüktür. Canlı ağırlık koyunlarda 40 – 50 kg, koçlarda 50 – 60 kg’dır.
Süt : Toplam sağdan süt 150 kg’a çıkabilmektedir.
Yapağı : Kısa yapağılı olup, yapağı verimi 1-1.5 kg’dır.
Dış yapı özellikleri:

Beyaz yapağı örtüsü içinde tek tek bazen küçük kümeler halinde siyah ve kahverengi kıllara rastlanmaktadır.
Baş, kulak ve ayaklarında kahverengi lekeler vardır. Lekeleri siyah ve morumsu olanlar da vardır.
Genel olarak koçlar boynuzlu, koyunlar içinde boynuzlu ve boynuzsuz olanlar görülmektedir.
Uzun yağlı kuyrukludur.
Genellikle bol süt verdiklerinden gelişmiş bir memeye sahiptirler. Memeler fazla sarkık olmayıp, meme uçları kalın, hafifçe yana dönüktür.
7.5.2.2. Yağsız ince uzun kuyruklu yerli koyunlar
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Yağsız ince uzun kuyruklu koyun ırklarımızı içinde en önemli olanlar Kıvırcık ve Karayaka koyunlarıdır. Bir de süt tipi koyunlar bölümünde açıklanan ve yurdumuzda az sayıda varolan Sakız koyunları vardır.

7.5.2.2.1. Kıvırcık
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Yurdumuzun batı bölgesinde ve özellikle saf olarak en çok Trakya’da yetiştirilen Kıvırcık koyunları, Balkan Ülkelerinde ve Güney Rusya’da yetiştirilen Çigaya koyunları ile akraba kabul edilir. Çünkü her ikisi de yağsız ince uzun kuyruklu olup et, süt ve yapağı verimleri diğer ırk özellikleri bakımından aralarında büyük benzerlik vardır.

Kıvırcık koyunun benzeri ve akrabası olan Çigaya koyunu Balkanların en değerli koyun ırklarından biri olup, özellikle Yugoslavya ve Romanya’da üzerinde önemle durulmaktadır. Uzun yıllardan beri yapılan çalışmalar sonun da süt, et ve yapağı yönünde yeni kombine verimli yüksek değerli Çigaya koyun sürüleri elde edilmiştir.

Türkiye’de Kıvırcık koyunu en Yoğun olarak Trakya’da yetiştirilir. Ayrıca Ege ve Marmara Bölgelerinde de yaygındır. Sayıları 6-7 milyon tahmin edilebilir. Bu bölgede geniş peynir ve yoğurt endüstrisi Kıvırcık koyunlarından elde edilen süte dayanır. Bundan dolayı Trakya’da en önemli koyun verimi süttür ve genel olarak inek sütünün iki katı fiyatla satılır.

Kıvırcıklar diğer yerli koyunlarımıza oranla belirli derecede fazla süt verirler. Sürü ortalaması olarak kuzunun emdiği hariç, 45 – 50 kg olan süt verimi biraz seçilmiş ve iyi yetiştirilmiş sürülerde 60 – 70 kg’a kadar süt verimi görülür.

Trakya’da Kıvırcıklar üzerinde geniş bir ıslah çalışması yapılmamıştır. Yalnız Lüleburgaz’da Türkgeldi Tarım lşletmesi’nde 1954 yılından beri E.U Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü tarafından yürütülen çalışmalar bu ırkta kombine verim yönüne doğru başarı elde etmenin mümkün olduğunu göstermiştir. Bu çiftlikte yapılan araştırmada iki tip Kıvırcık koyunu elde edilmeye çalışılmıştır. Bunlardan biri Süt Tipi Kıvırcık ve ikincisi de Yapağı Et Tipi Kıvırcık’tır. Esasen tabii durumda halk sürülerinde bile bu iki tip eskiden beri dikkati çekmektedir. Et tipine uyanlar daha dolgun butlu, yuvarlakça ve alçak yapılı, süt tipine uyanlar ince kemikli, uzun vücutlu ve yüksek ayaklıdır. Verim denetimi ve kayıt sistemine dayanan seleksiyon çalışmaları ile bu tipler saptanmaya ve bu iki yönde ıslah edilmiş kıvırcık tipleri ortaya konmaya çalışılmıştır. Süt tipi kıvırcığın Batı Anadolu Bölgesinde yayılması ve tutulması ve yapağı-et tipinin de uygun bölgelerde yetiştirilmesi düşünülmüştür. Yapağı-et tipi saf kıvırcık son yıllarda artık belirli bir tip olarak meydana gelmiş bulunmaktadır. Süt Tipi Kıvırcık koyununun sadece seleksiyon yolu ile meydana getirilmesi çok yavaş ilerleme sağladığından az miktarda Doğu Friz kanı katılması üzerinde durulmuştur. Son çalışmalarda, kıvırcıkta iki tipin oluşturulması bir kenara bırakılmış, sadece sütlü, doğurgan tek tip ıslah edilmiş kıvırcık üzerinde durmanın doğru olacağı düşünülmüştür. Süt yönünde çalışmalar ise Tahirova x Kıvırcık melezlemesi yapılarak yeni Türkgeldi tipini meydana getirme yönüne çevrilmiştir.

Kıvırcık koyunları sürü halinde yetiştirilmeye alışmış hayvanlardır. Süt koyunu olarak bu önemli ve değerli bir özellik sayılır. Diğer yerli koyunlarımızda görülen dayanıklılık ve çeviklik kıvırcıklarda da vardır. Et ve yapağı bakımından da değerli özelliklere sahip olduğundan diğer koyunlarda farklı olarak kombine verim yönlü bir koyun olarak kabul edilmesi gerekir. Kıvırcık koyununun eti Türkiye koyunları içinde lezzet ve kalite bakımından birinci sırayı alır. İstanbul piyasasında kıvırcık eti en fazla tutulan ettir. Hatta fiyatı bile diğer koyun etlerinden yüksektir. Batı Anadolu Bölgesinde kıvırcık ya da bunun melez tipleri ve değişik varyeteleri geniş ölçüde piyasada görülür ve Karaman koyunu etinden here zaman farklı tutulur.

Kıvırcık koyunları beyaz vücutlu, beyaz başlı, ender olarak siyah lekeli ve hatta alacalara da rastlanır. Siyahlara Karnabat kıvırcığı denir ve miktarı azdır. Türkiye’de en çok yayılmış olan tip beyaz kıvırcıklardır. Yapağıları Türkiye yerli koyunları içinde nispeten ince, bir örnek, yumuşak ve kıvrımlı olmakla ayrı bir üstünlük kazanmıştır. Biraz dikkatli bir seleksiyonla 3-4 generasyon da Kıvırcıklardan 56’S (B) kalitesinde 2.5 – 3 kg yapağı elde etmek mümkündür.

Türkgeldi Tarım İşletmesinde yapılan çalışmalardan elde edilen sonuçlar çok umut vericidir. Yukarıda söylenenleri doğrular niteliktedir. Kıvırcık yapağılarında kaba kıl ve kemp nisbeti azdır ve seleksiyonda yapağıda bir Örneklik bir kaç generasyonda belirli derecede arttırılabilmektedir.

Kıvırcık ırkında koyunlarda canlı ağırlık 35-40 kg koçlarda 45-50 kg kadardır. Kuyrukta yağ toplanmaz, yağ et lifleri arasında dağılır ve böylece etin lezzeti artar ve yumuşak olur. Özellikle süt kuzusu ve biraz daha iri besi kuzusu olarak Kıvırcık yetiştirilmesi önemli gelir sağlar.

Kıvırcık koyunları boynuzsuz, koçları boynuzludur. Bu ırkta döl verimi çok yüksek değildir. İkiz doğuranlara rastlanır. İyi bakım ve besleme koşullarında ikizlik oranı yüksektir.

Türkiye’de merinoslaştırma çalışmaları daha çok melezleme şeklinde yürütülmüştür ve ilk melezleme kıvırcıklarda yapılmıştır. Özellikle kıvırcığın beyaz renkli olması ve melezlerde herhangi bir renk sorununun ortaya çıkmaması önemli bir üstünlük oluşturur. Ancak, kıvırcık bölgesinin önemli bir koyun sütü ve peynir bölgesi olması bu çalışmaların hızla yayılmasına engel olmuştur. Böylece Trakya Bölgesinde kıvırcıkların merinosla melezlenmesi durdurulmuştur. Böyle bir melezlemeye yeniden başlanmaması üzerinde titizlikle durulmalıdır.

7.5.2.2.2. Karayaka
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Yağsız, ince uzun kuyruklu koyun ırklarından ikincisi olan Karayakalar, Sinop’tan Trabzon’a kadar Karadeniz Kıyı Bölgesi ile Tokat, Amasya ve Niksar çevresinde yetiştirilirler. Sayıları çok fazla değildir. 2-3 milyon kadar tahmin edilebilir. Vücutları beyaz olup, baş, kulak ve bacaklarda siyah lekeler vardır, ince uzun yağsız kuyruklu ve çok kaba ve uzun yapağılıdır. Et kalitesi hemen kıvırcıkların arkasından gelmek üzere çok iyidir. Bunlarda da kıvırcıklarda olduğu gibi et lifleri arasında yağ toplanır.

Karayakalar et süt ve yapağı olmak üzere kombine verim yönlüdür. Süt verimleri azdır. Kuzunun emdiği hariç ortalama 25-30 kg süt verirler. Çoğunlukla kıyı şeridindeki Çarşamba ve Bafra ovalarında geçirir, yazın da çeşitli yaylalara çıkarılır. En tanınmış yaylalar Giresun’un Karagöl ve Ordu’nun Perşembe yaylalarıdır.

Karayaka’lar içinde Karagöz ve Çakrak olmak üzere iki tip vardır. Karagözde vücut beyaz. Ağız, burun ve göz etrafında siyah lekeler vardır. Çakrak denilen tip ise daha çok Giresun’un Keşap ilçesınde bulunur. Bu tipde de vücut beyaz, baş ve kulaklar siyah renkli, ayaklar da ya tamamen siyah ya da lekelidir. Çakraklar, Karagöllerden daha alçak yapılıdır. Her iki tipte de başta hotoz vardır.

Karayaka yapağısı çok kabadır. Türkiye yerli koyunları içinde en kaba yapağı bu ırkta görülür. Kırkım ağırlığı 1.5-2 kg kadardır. Yapağı sortimanı 40’S-46’S (E-F) kabul edilir. Bu ırkta yapağıdan çok et verimi önde gelir ve et yönünden ıslah edilmesi en uygun yol olur. Canlı ağırlık 45-50 kg olup, Karamanlar gibi kabul edilir. Fakat kimi örneklerde canlı ağırlık 60 kg’a kadar çıkar. Koçlar içinde 75 kg gelenler vardır. Canlı ağırlık, bakım-besleme ve cinsiyete göre çok değişiklik gösterir. İstanbul piyasasında karayakalar kıvırcığın yerine geçebilmektedir.

7.6. Türkiye melez yeni koyun tipleri
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

7.6.1. Yapağı verim yönü tipler (Merinos tipleri)
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Türkiye dokuma endüstrisinin gereksinme duyduğu nitelikli yapağı gereksinmesini karşılamak üzere uygulana gelen merinoslaştırma çalışmaları sonucunda elde edilmişlerdir. Bu tiplerin başlıcaları; Karacabey Merinosu, Malya koyunu, Anadolu Merinosu ve Konya Merinosudur.

Genel özellikleri:

Yapağı verim yönlüdürler, yapağıları gerek nicelik gerekse nitelik açısından yerli koyunlardan üstündür.
Vücut, baş ve ayaklar beyazdır. Kuyruklar, Malya dışında ince ve uzundur.
Yerli ırklara göre daha hızlı gelişirler canlı ağırlıklar da yerlilerden yüksektir.
Malya dışında yağlı kuyruklu yerli ırklar doğal olarak aşma yeteneğine sahip değillerdir.
Tiplerde merinos genotipi düzeyine bağlı olarak özellikle Orta Anadolu koşullarında uyum zorlukları gözlenir.
7.6.1.1. Karacabey Merinosu
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Oluşumu

Alman-Et Merinosları ile Kıvırcık koyunlarının çevirme melezlemesi yöntemiyle çiftleştirilmesi sonucu elde edilmişlerdir. Yaklaşık % 90-95 merinos genotipi taşırlar.

Dış yapı özellikleri

Vücut, baş ve bacaklar beyazdır. Kuyruklar ince ve uzundur. Koyunlar boynuzsuzdur. Koçlar boynuzlu olabilir. Kıvırcığa göre boyun kuvvetli ve geniş, sırt düzgün ve geniş sağrı geniş ve az düşük, butlar dolgun ve derindir. Yapağı bir örnek ve incedir. Canlı ağırlık ortalama 50-55 kg’dır.

Verim özellikleri

İkizlik oranı % l Kuzulama gelişme hızı kıvırcığın üzerindedir. Laktasyon süt verimi 3-3.5 kg’dır. Sortimanı S.’dir. Lüle uzunluğu 6.5- 7.0 cm’dir.

Yayıldığı bölge

Karacabey Tarım İşletmesi’nde geliştirilmiştir. Güney Marmarada yayılmıştır.

7.6.1.2. Malya Koyunu
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Oluşumu

Alman-Et Merinoslarının Akkaraman koyunlarıyla birleştirme (kombinasyon) melezlemesi yöntemiyle çiftleştirme oluşturulmuşlardır. Bu amaçla önce Merinos x Akkaraman birinci geriye melez döller (G1) elde edilmiştir. Bu G1 ‘lerin dişileri vücut yapıları oldukça iri, yapağı ve döl verimi üstün Akkaraman koçlarına verilerek % 35-40 düzeyinde merinos genotipi taşıyan yarım yağlı kuyruklu Malya tipleri oluşturulmuştur.

Dış yapı özellikleri

Vücut beyazdır, baş ve bacaklarda siyah lekeler bulunabilir. Kuyruk yarım yağlı kuyruk yapısındadır. Yapağı verim özellikleri bakımından Akkaramandan üstündur. Vücudu daha incedir. Canlı ağırlık ortalama 45—50 kg’dır.

Verim özellikleri

Doğumda kuzu sayısı 1.1O’dur. Gelişme hızı Akkaraman üstündedir. Kirli yapağı verimi 2.4—2.8 kg arasında değişir. Yapağı inceliği 26—28 mikrondur.

Yayıldığı bölge

Orta Anadolu ‘da Malıya Tarım İşletmesi ‘nde elde edilmiştir. Bu bölgede Akkaramanların ıslahında kullanılmaktadır.

7.6.1.3. Anadolu Merinosu
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Oluşumu

Alman Et Merinosları ile Akkaramanların melezlemesiyle elde edilmişlerdir. Bu merinos tipi %75-80 merinos genotipi taşır.

Dış yapı özellikleri

Vücut, baş ve bacaklar beyazdır. Lekelilik istenmez. Yapağı uzun, sık ve bir örnektir. Koyunlar boynuzsuzdur. Koçlar boynuzlu olabilir. İri, derin ve geniş yapılı bir vücuda sahiptir. Kuyruk ince ve kısadır. Canlı ağırlık ortalaması 55-60 kg’dır.

Verim özellikleri

Doğumda kuzu sayısı yaklaşık 1.20’dir. Doğum ağırlığı 4.5-4.7 kg ve sütten kesim ağırlığı 19.3-19.6 kg arasında değişir. Laktasyon süresi 120 gün civarındadır. Laktasyon süt verimi ise ortalama 70 kg’dır ve bu miktar 30-100 kg arasında değişir. Kirli yapağı verimi 3-3.5 kg düzeyindedir. Yapağı inceliği 22 mikrondur.

Yayıldığı bölge

Orta Anadoluda Gözlü Tarım İşletmesi’nde oluşturulmuştur. Akkaramanların ıslahında kullanılmaktadır. Ayrıca saf yetiştiriciliği de yapılır.

7.6.1.4. Konya Merinosu (Orta Anadolu Merinosu)
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Oluşumu

Konya Merinosu, G2 ve G3 düzeyindeki Alman Et Merinosu Akkaraman melezi koyun ve koçların kendi aralarında çiftleştirilmesiyle elde edilmişlerdir. Bu tiplerde merinos genotipi % 85’in üstündedir.

Dış yapı özellikleri

Vücut baş ve Bacaklar beyazdır. Kuyrukları ince ve uzundur. Koyunlar ve koçlar boynuzsuzdur. Yapağı örtüsü bir örnek ve incedir. Akkaramanda göre iri, derin ve geniş yapılı bir vücuda sahiptirler. Canlı ağırlık ortalaması 55-60 kg’dır.

Verim özellikleri

Doğumda kuzu sayısı 1.45’dir. Kuzularda doğum ağırlığı 4.5-5.0 kg arasında değişir. Laktasyon süt verimi 40-50 kg laktasyon uzunluğu 140-150 gündür. Kirli yapağı verimi ortalaması 3.7 kg’dır. Lüle uzunluğu 7-9 cm’dir. Sortimanı 60-64’S’dir.

Yayıldığı bölge

Konya Tarım İşletmesi’nde geliştirilmiştir. Akkaramanların ıslahında ve saf yetiştirme amacıyla kullanılmaktadır.

7.6.2. Et-yapağı verim yönlü tipler
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Yerli koyun ırklarının et-yapağı verimi yönünde ıslahı amacıyla yararlanılan başlıca ırklar Rambouıllet, ile de France ve Texel olmuştur. Bu ırkların kimilerinden yararlanılarak Ramlıç (Çifteler) ve Menemen gibi koyun tipleri oluşturulmuştur. Son olarak 1987 yılında Border Leicester, Hampshire, Dorset Down, Lıncoln ve Alman Siyah Başlı Elçi koyunu gibi etçi kimi kültür ırkları yurdumuza getirilmiştir.

Genel özellikleri:

Bu tipler et verim yönlüdürler. Büyüme hızı ve karkas kalitesi gibi özellikler açısından üstün özelliklere sahiptirler.
Yapağı verim özellikleri orta-kalite (semi-fine)’dir.
Vücut, baş ve bacaklar beyazdır. Kuyrukları incedir.
Genel olarak kasaplık kuzu üretiminde baba soy olarak kullanılmak üzere oluşturulmaktadırlar.
7.6.2.1. Ramlıç (Çifteler)
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Oluşumu

Dağlıçın varolan koşullardaki yüksek yaşama gücü ile Rambouıllet ırkının iyi olan et ve yapağı verim özelliklerini birleştiren bir koyun tipidir. Ramlıç koyunu, % 65-70 Rambouillet + % 30-35 Dağlıç genotipi taşımaktadır.

Dış yapı özellikleri

Vücut, baş ve bacaklar beyazdır. Kuyruk ince ve uzundur. Koyunlar boynuzsuzdur. Koçların ise yaklaşık % 50’si boynuzludur. Vücut Dağlıça göre oldukça iyi ve etçi koyun görünümündedir. Yapağı örtüsü ince ve bir örnektir. Canlı ağırlık ortalaması 50 kg ‘dır.

Verim özellikleri

İkizlik % 10 düzeyindedir. Kuzu doğum ağırlığı 4.0-4.5 kg’dır. Dördüncü ay ağırlığı ortalama 30 kg’a erişir. Laktasyon süt verimi 70 kg civarındadır. Kirli yapağı verimi 3.0 kg’dır. Sortimanı 60-64’S’dır. Lüle uzunluğu 7.0 cm.’dir.

Yayıldığı bölge

Çifteler Tarım İşletmesi oluşturulmuştur.

7.6.2.2. Menemen koyunu
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Oluşumu

İle de France koçları ile Tahirova koyunlarının melezlenmesiyle oluşturulmaktadır. Bu tipde hızlı gelişme özelliği ile de France’dan süt ve döl verimi düzeyi ve et kalitesi Tahirova’dan sağlanmaktadır. Menemen tipi ortalama olarak %75’lerde France + %25 Tahirova genotipi içermektedir.

(Amaçlanan) Dış yapı özellikleri

Vücut, baş ve bacaklar beyazdır. Yağsız ince kuyrukludur. Etçi koyun görünümündedir . Bir başka deyişle iri bir baş, kısa kalın boyun, derin göğüs, geniş sırt, kalın ve kısa bacaklılık ve dolgun bir buta sahiptir. Koyunlar ve koçlar boynuzdur. Yapağı örtüsü bir örnek ve orta kalitedir.

(Amaçlanan) verim özellikleri

Doğum başına kuzu sayısı 1.30-1 .50’dir. Doğum ağırlığı 50-60 kg’dır. Dördüncü ay ağırlığı 35-40 kg’dır. Süt verimi 150 litre, laktasyon süresi 120 gündür. Yapağı verimi 4-5 kg’dır.

Yayıldığı bölge

E.Ü. Ziraat Fakültesi Menemen Uygulama Çiftliği’nde oluşturulmaktadır.

7.6.3. Süt ve döl verim yönlü tipler
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Özellikle Batı Anadolu’da oluşturulan süt ve döl verim yönlü koyun tiplerinin başlıcaları, Tahirova, Sönmez, Acıpayam ve Türkgeldi tipleri ile ara kademe olarak kullanılan Asaf tipidir.

Genel özellikleri

Genelde süt ve döl (et) verim yönlü tiplerdir. Ancak aynı zamanda kuzu eti üretimi için uygun ana ve baba soylar olma özelliğine de sahiptirler.
Erken yaşta damızlıkta kullanılabilir.
Verim güçleri (süt, döl, yapağı) yerli ırklara göre en az 2-3 kat daha fazladır.
Oluşturuldukları bölgelerin iklim ve çevre koşullarına uyum yetenekleri yüksektir.
Kimileri örneğin Acıpayam ve Asaf tipleri yağlı kuyruklu yerli koyunlar doğal olarak aşabilir.
Sürü koyunculuğundan daha çok küçük sürü koyunculuğu ve aile tipi koyunculuğa uygun özellik gösterirler.
7.6.3.1. Tahirova koyunu
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Oluşumu

Tahirova, D. Friz x Kıvırcık birleştirme (Kombinasyon) melezlenmesiyle oluşturulmuştur. Tip, %75 D. Friz + % 25 Kıvırcık genotipi içermektedir.

Dış yapı özellikleri

Vücut, beyaz ve lekesiz, ince ve uzun kemik yapılıdır, yüz çıplak boş koçbaşı şeklindedir. Kuyruk ince ve yapağısızdır. Boy (cidago yüksekliği) 65- 70 cm vücut uzunluğu 65-70 cm, göğüs uzunluğu 95-100 cm dolayındadır. Koyunlar boynuzsuzdur. Koçlarda boynuzlulara rastlanır. Meme, bezci ve geniş meme yapısındadır. Ergin yaş canlı ağırlık koyunlarda 55-60 kg koçlarda 80-90 kg’dir.

Verim özellikleri

Doğumda kuzu sayısı 1.60-1 .80’dir. Kuzuların doğum ağırlığı 4.0-4.5 kg’dır. Üçüncü ay canlı ağırlığı 28-30 kg bulur. Laktasyon süresi 200-240 gün laktasyon süt verimi 250-300 kg’dır. Yapağı verimi 3-4 kg’dır. Yapağı inceliği 50 S’ dan yüksektir. Birörnek ve ölü kılsızdır.

Yayıldığı bölge

Tahirova Tarım İşletmesi’nde oluşturulmuştur. Tahirova tipi, Güney Marmara, Trakya ve Ege Bölgesi’nde yerli koyunların ıslahında ve yeni koyun tiplerinin elde edilmesinde başarıyla kullanılmaktadır. Anılan yörelerde yaklaşık 300—500 bin arasında değişen Tahirova melezi koyun vardır.

7.6.3.2. Sönmez koyunu
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Oluşumu

Sönmez tipi elde etmek üzere Sakız koç ve Tahirova koyun melezlenmekte, elde edilen melez döller ikinci aşamada Tahirova koçlarıyla çiftleştirilmektedir. Bu şekilde oluşturulan tip, %25 Sakız + %75 Tahirova genotipi içermektedir.

(Amaçlanan) Dış yapı özellikleri

Beyaz, lekesiz, yüksek ve sağlıklı bir vücut yapısına sahiptir. Koyunlar boynuzsuzdur, koçlarda küçük boynuzlulara rastlanabilir. Uzun ve geniş sırtlı dolgun ve yüksek sağrılıdır. İnce ve yağsız kuyrukludur. İri ve bezel meme yapısı vardır. Canlı ağırlık koyunlarda 60-65 kg koçlarda 90-100 kg’dır.

(Amaçlanan) Verim özellikleri

Doğumda kuzu sayısı 170- l80’dir. Dördüncü ay canlı ağırlığı 35-40 kg’dır. Laktasyon süresi 200-240 gündür. Laktasvon süt verimi ise 350-400 kg ‘dır. Yapağı verimi 3-4 kg.’dır.

Yayıldığı bölge

E.Ü. Ziraat Fakültesi Bornova Deneme Ağılında elde edilmektedir. Sönmez tipinin, Ege Bölgesi’nin sıcak ve kurak yaz koşullarına Tahirova tipinden daha çok uyum göstereceği beklenmektedir. Diğer yandan bu tip, bakım ve besleme olanakları iyi, koyun sütü ve kuzudan gelir sağlayan işletmeler için uygun olacaktır.

7.6.3.3. Acıpayam koyunu
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Oluşumu

Acıpayam koyunu, D. Friz x İvesi x Dağlıç ırklarının aşamalı olarak melezlenmesiyle elde edilmektedir. İlk aşamada İvesi koçları ile Dağlıç dişileri çiftleştirilmiştir. Elde edilen F1 dişiler, daha sonra D. Friz x İvesi melezi (Asaf) koçlarına verilmiştir. Bunların dölleride kendi aralarında çiftleştirilerek % 25 D. Friz + %50 İvesi + %25 Dağlıç’tan oluşan Acıpayam tipi oluşturulmaktadır.

(Amaçlanan) Dış yapı özellikleri

Vücut beyaz yapağılı ve lekesizdir. Baş kahverenkli yada siyah lekelidir. İri bir vücut yapısına sahiptir. Koçlar boynuzlu olabilir, koyunlar boynuzsuzdur. Kuyruk orta yağlıdır. Meme koltuk ve bezel meme yapısındadır. Canlı ağırlık koyunlarda 60-70 kg koçlarda 100— 130 kg arasında değişir.

(Amaçlanan) Verim özellikleri

Doğumda kuzu sayısı 130-140’dır. Dördüncü ay canlı ağırlığı 40-45 kg’dır. Laktasyon süresi 160-180 gün laktasyon süt verimi 180-200 kg’dır. Yapağı verimi 4-5 kg’dır.

Yayıldığı bölge

Acıpayam koyunu, Acıpayam Tarım İşletmesi’nde elde edilmektedir. Halı tipi yapağı özelliklerine sahip et ve süt verim yönlü bir tipdir. Bu koyun tipi, Dağlıç ırkının yetiştirildiği ekstansif koşullara uyum sağlayabilecek bir yapıya sahiptir. Ayrıca Dağlıçları doğal olarak aşabilmektedir. Bu özellik saha düzeyinde Dağlıçlarla yapılan melezleme çalışmalarında büyük bir kolaylık sağlamaktadır.

7.6.3.4. Türkgeldi koyunu
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Oluşumu

Türkgeldi tipini oluşturmak üzere, Tahirova koçları, Türkgeldi Kıvırcığı koyunlara verilerek F1 ler, F1 dişiler yeniden Tahirovayla çiftleştirilerek TAG. (Tahirova birinci geriye melez) döller elde edilmektedir. Bunların kendi aralarında çiftleştirilmesi ve seleksiyonuyla Türkgeldi koyunlar yaratılmaktadır. Bu tip, % 75 Tahirova + %25 Kıvırcık genotipi içermektedir.

(Amaçlanan) Dış yapı özellikleri

Vücut, baş ve bacaklar beyazdır. Orta uzun boynu, uzun ve sallı bir vücudu vardır. Koç başlılık egemendir. Yüksek bacaklıdır. Koyunlar boynuzsuzdur, koçlarda boynuzlulara rastlanabilir. Kuyruk, ince ve uzundur. Memeleri bezel geniş meme görünümdedir. Canlı ağırlık koyunlarda 40-50 kg, koçlarda 70-80 kg’ dır.

(Amaçlanan) Verim özellikleri

Doğumda kuzu sayısı l.40-l.50’dir. Pöliöstrik bir özellik taşıması istenir. Çiftleşme mevsimi uzunluğu 200-220 gündür. Dördüncü ay ağırlığı 30-35 kg’dır. Laktasyon süresi 180-200 gündür. Laktasyon süt verimi 150-180 kg, yapağı verimi 2.5-3.0 kg’dır.

Yayıldığı bölge

Türkgeldi koyunu, Türkgeldi Tarım İşletmesi’nde elde edilmektedir.

7.6.3.5. Asaf koyunu
[Konu Başlığı] [Önceki Konu]

Oluşumu

Asaf tipi, % 50 İvesi + 50 Doğu Friz genotipi içermektedir.

Dış yapı özellikleri

Vücut, beyaz yapağılı ve lekesizdir. Uzun ve sallı bir vücudu vardır. Yüksek bacaklı, orta dolgun ve uzun butludur. Koyunlar boynuzsuz, koçlar boynuzlu olabilir. Kuyruk orta yağlıdır. Bezel yapıda geniş bir memesi vardır, ergin yağ ağırlığı 60-70 kg’dır.

Verim özellikleri

Doğumda kuzu sayısı l.20-l.30’dur. Doğum ağırlığı 4-5 kg, dördüncü ay ağırlığı 35-40 kg’dır. Laktasyon süresi 180-200 gün, laktasyon süt verimi 200-250 kg’dır.

Yayıldığı bölge

Asaf tipi, Ege Ziraat Fakültesi Menemen Uygulama Çiftliği elde edilmiştir. Bu tip, İç Batı Anadolu ve Göller Bölgesi’nde yetiştirilen Dağlıç koyunlarını ve Özellikle Acıpayam koyununun oluşturulmasında Dağlıç x İvesi melezlerini doğal olarak aşabilen süt ve döl verimi iyi bir ara kademedir.

Be Sociable, Share!

YORUM YAZ


Henüz yorum yapılmamış.
Login